Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/1882 K.2017/122
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın trafik kontrolü sırasında alkollü araç kullanarak kendisini başka bir kişi olarak tanıtarak başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılmasına ilişkin suçlamadır. Mahkeme, sanığı TCK’nın 267/1, 267/4‑b, 62, 53 ve 58 maddeleri uyarınca mahkum etti ve kararın hatalarını düzelterek hükmü onayladı.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm: TCK’nın 267/1, 267/4-b, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılmakta olan trafik kontrolü sırasında alkollü olarak araç kullanan ve kendisini ... olarak tanıtan, bu isimle trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlenmesine sebebiyet veren sanığın eyleminin TCK’nın 268. maddesindeki başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturacağı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suç adının "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" yerine "iftira" olarak yazılması,
2-Sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle indirim uygulanırken uygulama maddesinin “TCK’nın 269/4-b” maddesi yerine “TCK'nın 267/4-b” maddesi olarak gösterilmesi,
3-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; gerekçeli karar başlığında suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” olarak değiştirilmesi, hüküm fıkrasının üçüncü bendindeki “TCK'nın 267/4-b” ibaresi yerine “TCK’nın 269/4-b”, ibaresinin yazılması, yine TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi, suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm: TCK’nın 267/1, 267/4-b, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılmakta olan trafik kontrolü sırasında alkollü olarak araç kullanan ve kendisini ... olarak tanıtan, bu isimle trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlenmesine sebebiyet veren sanığın eyleminin TCK’nın 268. maddesindeki başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturacağı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suç adının "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" yerine "iftira" olarak yazılması,
2-Sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle indirim uygulanırken uygulama maddesinin “TCK’nın 269/4-b” maddesi yerine “TCK'nın 267/4-b” maddesi olarak gösterilmesi,
3-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; gerekçeli karar başlığında suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” olarak değiştirilmesi, hüküm fıkrasının üçüncü bendindeki “TCK'nın 267/4-b” ibaresi yerine “TCK’nın 269/4-b”, ibaresinin yazılması, yine TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi, suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.