Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/1745 K.2016/5307
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanığın “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçundan TCK’nın 268/267/269/62/53 maddeleri uyarınca mahkum edilmesi ve bu hükmün 53. madde hükümlerine ilişkin eksikliklerin düzeltilip yeniden yargılamaya gerek kalmadan kararın bozulup düzeltilmesidir. (2) Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını değerlendirerek 53. maddeden kaynaklı hataları giderip, “Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK’nın 53. maddesi” ibaresini ekleyerek kararın düzeltilmesini ve onaylanmasını oybirliğiyle kabul etmiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm: TCK'nın 268 maddesi delaletiyle 267/1, 269/2, 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelendi gereği düşünüldü,
Suç tarihinin “15.05.2013” yerine “20.05.2013”; suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “iftira” yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Gerçek kimliği parmak izi araştırması ve fotoğraf teşhisi ile tespit edilen ve etkin pişmanlık göstermeyen sanık hakkında belirlenen temel cezadan TCK'nın 269/2. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanıkların sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması ve ayrıca TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm: TCK'nın 268 maddesi delaletiyle 267/1, 269/2, 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelendi gereği düşünüldü,
Suç tarihinin “15.05.2013” yerine “20.05.2013”; suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “iftira” yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Gerçek kimliği parmak izi araştırması ve fotoğraf teşhisi ile tespit edilen ve etkin pişmanlık göstermeyen sanık hakkında belirlenen temel cezadan TCK'nın 269/2. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanıkların sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması ve ayrıca TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.