‹ Ana sayfa
Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/736 K.2018/668

Esas No: 2018/736 · Karar No: 2018/668 · Karar Tarihi: 06.02.2018
Özet: Uyuşmazlık, sanığın şirket muhasebecisi olarak görev yaptığı dönemde tedarikçilere ödenmesi gereken parayı kasadan alarak sahte ödeme ve tahsilat makbuzları düzenlemesi sonucu özel belgede sahtecilik suçu işlediğine dair iddialar etrafında şekilleniyor. Asliye Ceza Mahkemesi, delillerin ve inceleme sonuçlarının sanığın suçu işlediğini gösterdiğini kabul ederek, TCK’nın 207/1, 43, 51 ve 53 maddeleri uyarınca sanığı mahkum etti ve temyiz açılan kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik

HÜKÜM: Sanık hakkında; TCK'nın 207/1, 43, 51, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Sanığın özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın yetkilisi olduğu şirkette muhasebeci olarak görev yapan sanığın tedarikçilere ödemesi gereken ve başka firmalardan tahsil ettiği paraları kasadan alarak uhdesinde tuttuğu ve sahte ödeme ve tahsilat makbuzları tanzim ettiği, ayrıca kasada açık çıktığı, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilen olayda;
Katılanın ve tanık beyanları, sanık savunmaları, bilirkişi raporları, sahte makbuzlar, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği sabit olup mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, özel belgede sahtecilik suçunun işlenmesi ile oluşmuş somut bir zarardan söz edilemeyeceği hususu da göz önünde bulundurularak, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 18.09.2012 tarih ve 2012/2-168-1776 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; koşullu bir düşme nedeni oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin objektif koşulların varlığı halinde, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin olan, seçenek yaptırıma veya tedbire çevirme ya da erteleme hükümlerinden ve 6008 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce re’sen, bu değişiklikten sonra ise, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi halinde mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanması gerektiğinden, suç tarihi itibariyle sabıka kaydı bulunmayan ve cezası bir daha suç işlemeyeceği kanaatiyle ertelenen sanık hakkında yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle CMK’nın 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?