‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/28568 K.2017/27606

Esas No: 2017/28568 · Karar No: 2017/27606 · Karar Tarihi: 18.12.2017
Özet: 1) Sanıkların, müşterilerin telefonlarını arayarak kendilerini savcı olarak tanıtarak haksız menfaat sağladığı iddiası dayanarak dolandırıcılık suçundan mahkum edildiği uyuşmazlık. 2) Mahkeme, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinin yatarakması nedeniyle eylemin 157/1 maddesinin kapsamında kaldığını ve sanıkların tek tek mahkumiyetine karar vererek infazı zorunlu kılarken, temyiz itirazlarını karara bağlayarak kararın bozulmasını ilan etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: TCK 157/1, 52, 53. maddeleri gereği mahkumiyet (sanıklar hakkında ayrı ayrı)

Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... ile sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların, müştekilerin kullandığı telefonları arayarak kendilerini savcı olarak tanıtıp, haksız menfaat sağladığı şeklinde iddia ve kabul edilen eylemlerinin, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı ve delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu anlaşılmış ise de; halen geçerliliğini sürdüren 10/06/1942 gün 26-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09/05/2017 gün ve 2014/469 Esas, 2017/260 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere merci tayini kararları kesin olup, tekrar değerlendirme konusu yapılamayacağı, somut olaya ilişkin yapılan yargılama sırasında da, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi ile İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesi arasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucunda, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 03/12/2012 tarih ve 2012/13342, 2012/12368 sayılı ilamıyla İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan incelemede;
Suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinin yürürlükte bulunmaması nedeniyle eylemin sanık lehine olan aynı sayılı TCK'nın 157/1 maddesi kapsamında kaldığı dikkate alınarak, sanıklara yüklenen basit dolandırıcılık suçu nedeniyle hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 18/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?