‹ Ana sayfa
Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/27680 K.2017/19172

Esas No: 2017/27680 · Karar No: 2017/19172 · Karar Tarihi: 02.10.2017
Özet: Uyuşmazlık, dolandırıcılık suçundan hüküm giymiş sanığın, 2008/427/2009/713 esas sözleşmeye ilişkin infazın, 6763 sayılı Kanun ve 5271 sayılı CMK değişiklikleriyle uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle gidişatına müdahale edilip infazın durdurulması ve uyarlama ihtyacı konusundadır. Mahkeme, uzlaştırma kurumunun ilâmın uygulanma süresinden sonra da yürütüleceğini kabul ederek, 2008/427/2009/713 kararını kanun yararına bozmayı ve infazın durdurulmasını (hükümlü için) hükmüyle koydu, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmayanlar için ise derhal tahliye kararını verir.
Dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 500,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2009 tarihli ve 2008/427 esas, 2009/713 sayılı kararının infazı sırasında, Cumhuriyet Başsavcılığınca, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle infazın durdurulması ve uyarlama kararı verilmesi talebi ile ilgili talebin reddine ilişkin anılan Mahkemenin 09/12/2016 tarihli ve 2008/427 esas, 2009/713 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/12/2016 tarihli ve 2016/891 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/04/2017 gün ve 94660652-105-43-988-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/05/2017 gün ve 2017/28799 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklik neticesinde güveni kötüye kullanma suçunun uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle bu tarihten önce şikâyetçinin uzlaşmak istemediğine yönelik yapmış olduğu irade açıklamasının hukuken hüküm ifade etmemesi yanı sıra 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma, sadece sanığa değil aynı zamanda ve öncelikle, mağdurun zedelenen hukukunun düzeltilmesine hizmet amacı gütmesi ve biçimi itibariyle bir ceza yargılaması müessesesi olsa da, fail ile devlet ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi ceza hukukunu da ilgilendirmesi nedeniyle kesinleşmiş kararlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında; itirazın bu nedenlerle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2016 tarih ve 2016/891 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, hükümlü, bu suçtan cezaevine alınmışsa, İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse bu suçtan derhal tahliyesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?