Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/20113 K.2017/19808
Özet: Savcının dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52, 51. maddeleri uyarınca sanığı mahkum etmesi, harçlı adli para cezasının temyiz edilebilir olmaktan dolayı tek bir bütün olarak incelenmesi ve 12/03/2015 iddianamasının ardından ağır ceza mahkemesine yetki verilmesi gerekmesi sebebiyle mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek, CMUK 321. maddesi uyarınca hükmü bozulmasına karar verdi; ceza miktarını saklı tuttu ve 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanık hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm bir bütün olup bölünemeyeceğinden sanığa, hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezası kesin nitelikte olmayıp temyizi kabil olduğundan, adli para cezası için 03/09/2015 tarihinde yapılan kesinleştirme işleminin hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek hükmün bir bütün olarak incelenmesinde;
12/03/2015 tarihli iddianamede, sanığın kendisini emniyet mensubu olarak tanıtmak suretiyle katılanı dolandırdığının iddia edilmesi karşısında; eyleminin hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanık hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm bir bütün olup bölünemeyeceğinden sanığa, hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezası kesin nitelikte olmayıp temyizi kabil olduğundan, adli para cezası için 03/09/2015 tarihinde yapılan kesinleştirme işleminin hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek hükmün bir bütün olarak incelenmesinde;
12/03/2015 tarihli iddianamede, sanığın kendisini emniyet mensubu olarak tanıtmak suretiyle katılanı dolandırdığının iddia edilmesi karşısında; eyleminin hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.