Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/2003 K.2017/24106
Özet: Uyuşmazlık, sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükmü ve açıklanmasının geri bırakılması kararıyla ilgili olarak yapılan temyiz ve vekalet ücreti gerekçelerine dayalıdır. Mahkeme, nitelikli dolandırıcılık mahkumiyet kararını onaylarken sahtecilik kararı için vekalet ücretini belirleyerek kararını düzeltti ve tek kararını doğruladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcık, belgede sahtecilik
HÜKÜM: TCK'nun 158/1-f-son, 62/1, 52, 52/4, 53/1. maddeleri gereği mahkumiyet,
- TCK'nun 204/1, 62, 231. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü ile resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sanık tarafından sübuta yönelik, katılan vekili tarafından vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 04.12.2012 tarihli mahkeme kararında yasa yolu doğru gösterilmekle, sanığın 23.01.2013 tarihli dilekçesi akabinde Malatya 2.Ağır Ceza mahkemesi tarafından 07.02.2013 tarihli 2013/18 değişik iş sayılı kararı ile incelenerek reddedildiği, bunun üzerine sanık tarafından temyiz yahut itiraz içerikli başkaca bir dilekçe de verilmediği, bu kapsamda sanık tarafından verilen 23.01.2013 tarihli dilekçe dikkate alınarak yapılan temyizin isteminin konusunun yalnızca nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ‘’incelenmeksizin mahalline iade’’ talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yaptığı ve katılan vekilinin sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet ve resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi karşısında katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğinden bahisle vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın un alışverişi sırasında katılan ... i’nin ... şirketine çalıntı olduğunu bildiği 28900 TL'lik sahte çeki verdiği oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına "katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 2400 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcık, belgede sahtecilik
HÜKÜM: TCK'nun 158/1-f-son, 62/1, 52, 52/4, 53/1. maddeleri gereği mahkumiyet,
- TCK'nun 204/1, 62, 231. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü ile resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sanık tarafından sübuta yönelik, katılan vekili tarafından vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 04.12.2012 tarihli mahkeme kararında yasa yolu doğru gösterilmekle, sanığın 23.01.2013 tarihli dilekçesi akabinde Malatya 2.Ağır Ceza mahkemesi tarafından 07.02.2013 tarihli 2013/18 değişik iş sayılı kararı ile incelenerek reddedildiği, bunun üzerine sanık tarafından temyiz yahut itiraz içerikli başkaca bir dilekçe de verilmediği, bu kapsamda sanık tarafından verilen 23.01.2013 tarihli dilekçe dikkate alınarak yapılan temyizin isteminin konusunun yalnızca nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ‘’incelenmeksizin mahalline iade’’ talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yaptığı ve katılan vekilinin sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet ve resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi karşısında katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğinden bahisle vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın un alışverişi sırasında katılan ... i’nin ... şirketine çalıntı olduğunu bildiği 28900 TL'lik sahte çeki verdiği oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına "katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 2400 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.