Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/14564 K.2018/2185
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, sanığın başkasına ait nüfus cüzdanı, telefon ve internet hatlarını sahte olarak kullanarak dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarıyla ilgili mahkumiyet kararıdır. Mahkeme, tebligatın usulsüz olduğunu, ilgili suçun kanuna uygun olmadığını belirterek mahkumiyeti iptal etmiş ve sanığın haklarını saklı tutarak kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: a-TCK'nın 207/1, 53, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet b-TCK'nın 157/1, 43, 62, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet Dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin 1. fıkrası; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." Buna göre sanığın yokluğunda verilen hüküm, sanığın mernis adresine 19.01.2015 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, tebligat parçasında, muhataba haber vermesi için komşusu olarak gösterilen kişinin ismi imzası ya da bu kişinin imzadan çekindiğine ilişkin şerh de bulunmadığından tebligatın usulsüz olduğu dikkate alınarak ve 11/05/2015 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenmek suretiyle yapılan incelemede; Sanığın, başkasına ait olan nüfus cüzdanıyla sahte telefon ve internet hatları alıp kullanarak ve fatura bedelini ödemeyerek dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, Suç işlenirken, nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanının suçta kullanıldığının iddia olunması karşısında, bu eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmolunması, Kanuna aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 02/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: a-TCK'nın 207/1, 53, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet b-TCK'nın 157/1, 43, 62, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet Dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin 1. fıkrası; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." Buna göre sanığın yokluğunda verilen hüküm, sanığın mernis adresine 19.01.2015 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, tebligat parçasında, muhataba haber vermesi için komşusu olarak gösterilen kişinin ismi imzası ya da bu kişinin imzadan çekindiğine ilişkin şerh de bulunmadığından tebligatın usulsüz olduğu dikkate alınarak ve 11/05/2015 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenmek suretiyle yapılan incelemede; Sanığın, başkasına ait olan nüfus cüzdanıyla sahte telefon ve internet hatları alıp kullanarak ve fatura bedelini ödemeyerek dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, Suç işlenirken, nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanının suçta kullanıldığının iddia olunması karşısında, bu eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmolunması, Kanuna aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 02/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.