Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2016/921 K.2016/4033
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetini bozmak suretiyle karar vermiş, sanık müdafiinin temyiz taleplerini yerine getirmeden 27.04.2016 tarihinde oybirliğiyle “bozma” kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine yönelik hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın katılanlara ait şirkette çalıştığı dönemde muhasebeden sorumlu olarak görev yaptığı, görev yaptığı süre zarfında kendisine teslim edilen bir kısım şirket çeklerinin bedellerini tahsil ederek kendi uhtesinde bıraktığı, şirkete iade etmediğinin iddia edilen olayda, sanığın suçlamayı inkar etmesi ve uyuşmazlık konusunda taraflar arasında, hukuk davası bulunması karşısında, eylemin sübut bulup bulunmadığının tespiti bakımından, bozma ilamında belirtildiği şekilde şirket kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, bozma kararı doğrultusunda zarar miktarının tespiti için işlem yapmak suretiyle özde direnme niteliğinde olmayan bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir karar olacak şekilde, bilirkişi raporu aldırılmamasına karar verilerek ve............. Mahkemesi'nin ....... esas sayılı dava dosyasındaki deliller değerlendirilip ulaşılan kanaat gerekçeye yansıtılmadan yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine yönelik hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın katılanlara ait şirkette çalıştığı dönemde muhasebeden sorumlu olarak görev yaptığı, görev yaptığı süre zarfında kendisine teslim edilen bir kısım şirket çeklerinin bedellerini tahsil ederek kendi uhtesinde bıraktığı, şirkete iade etmediğinin iddia edilen olayda, sanığın suçlamayı inkar etmesi ve uyuşmazlık konusunda taraflar arasında, hukuk davası bulunması karşısında, eylemin sübut bulup bulunmadığının tespiti bakımından, bozma ilamında belirtildiği şekilde şirket kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, bozma kararı doğrultusunda zarar miktarının tespiti için işlem yapmak suretiyle özde direnme niteliğinde olmayan bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir karar olacak şekilde, bilirkişi raporu aldırılmamasına karar verilerek ve............. Mahkemesi'nin ....... esas sayılı dava dosyasındaki deliller değerlendirilip ulaşılan kanaat gerekçeye yansıtılmadan yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.