‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2016/4859 K.2017/6674

Esas No: 2016/4859 · Karar No: 2017/6674 · Karar Tarihi: 27.02.2017
Özet: (1) Uyuşmazlık, Güveni kötüye kullanma suçundan şüpheliler ve San. Tic. Ltd. Şti.’nin haklarında yapılan soruşturmanın ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itirazı ve kanun yararına bozma talebidir. (2) Mahkeme, Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin 24/03/2016 tarihli kararıyla yapılan kanun yararına bozma talebini reddederek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın geçerli olduğunu onaylamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçundan şüpheliler ..., ... ve .... San. Tic. Ltd. Şti. haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/01/2016 tarihli ve 2016/581 soruşturma, 2016/1015 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy

1. Sulh Ceza Hakimliğinin 24/03/2016 tarihli ve 2016/989 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/11/2016 gün ve 94660652-105-34-6550-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası ... Cumhuriyet Başsavcılığının 23/11/2016 gün ve 2016/390097 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda müşteki vekili tarafından verilen dilekçe ile müşteki ile şüpheli arasında ticari ilişki olduğunu, müştekinin şüphelilere teminat amaçlı çek verdiğini, ancak daha sonra taraflar arasında ürün teslimi yapılmadığını, çekin iade edilmesi için ihtarname göndermelerine rağmen iade edilmediğini belirterek şikayetçi olduğu anlaşılmakla, her ne kadar aynı olaya ilişkin daha önceden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden bahisle hiç bir soruşturma işlemi yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, soruşturmanın genişletilmesi gerektiği, müştekinin daha önceki şikayetine konu çek ile bu dosyaya konu çekin farklı olduğu, bu nedenle şüpheli ...'in ifadesinin alınması, müşteki ile şüpheli arasındaki İstanbul 6. Ticaret Mahkemesinin 2014/1498 esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi ve şüphelilerin hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinde, suçtan zarar görenin, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gün içerisinde bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı yeri çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebileceğinin öngörülmüş olmasından hareketle yapılan incelemede; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2016 gün ve 2016/581-1015 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının, 26.01.2016 tarihinde şikâyetçi vekiline tebliğ edildiği ve karara on beş günlük yasal süresinden sonra 11.02.2016 havale tarihli dilekçe ile itiraz edildiği dosya içeriğinden anlaşılmakla, merci tarafından verilen itirazın reddine ilişkin kararda sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığından, Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.03.2016 gün ve 2016/989 değişik iş sayılı kararına yönelik yapılan kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?