Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2016/1586 K.2017/20219
Özet: (1) Mahkeme, sanığın saat satışı karşılığında sahte çek çıkararak 4.850 TL almaya çalıştığı ve bu eylemle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğini belirledi. (2) Kurallar çerçevesinde davanın 12 yıllık zamanaşımına tabi olduğu kabul edilerek, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm bozuldu; ancak nitelikli dolandırıcılık suçundaki mahkumiyet kararı onaylandı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 1-TCK’nın 158/1-f, 62,52/2-4,53. maddeleri gereğince mahkumiyet
2-TCK’nın 204/1,62,53,51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ...’ün olay tarihinde sanık ...’e satmış olduğu saatler karşılığında suça konu 4.850 TL bedelli çeki aldığı, söz konusu çekin bankaya ibrazında ikiz çek olması nedeniyle sahte olduğunun tespit edildiği bu şekilde sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan olayda;
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanığa atılı resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı TCK'nın 7. ve 5252 sayılı TCK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen suçun, Kanununda gerektirdiği cezalarının türleri ve üstsınırları itibariyle tabi oldukları zamanaşımı süresi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının 05/07/2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar dolduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE
2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanığın savunması, katılan beyanı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 23/02/2012 tarihli raporu ile dosya kapsamında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkemenin mahkumiyet yönünde kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sanık hakkında yasaya aykırı olarak lehe hükümlerin uygulandığına ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 1-TCK’nın 158/1-f, 62,52/2-4,53. maddeleri gereğince mahkumiyet
2-TCK’nın 204/1,62,53,51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ...’ün olay tarihinde sanık ...’e satmış olduğu saatler karşılığında suça konu 4.850 TL bedelli çeki aldığı, söz konusu çekin bankaya ibrazında ikiz çek olması nedeniyle sahte olduğunun tespit edildiği bu şekilde sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan olayda;
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanığa atılı resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı TCK'nın 7. ve 5252 sayılı TCK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen suçun, Kanununda gerektirdiği cezalarının türleri ve üstsınırları itibariyle tabi oldukları zamanaşımı süresi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının 05/07/2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar dolduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE
2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanığın savunması, katılan beyanı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 23/02/2012 tarihli raporu ile dosya kapsamında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkemenin mahkumiyet yönünde kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sanık hakkında yasaya aykırı olarak lehe hükümlerin uygulandığına ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.