Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/3468 K.2017/9679
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15. Ceza Dairesi 2015/3468 E., 2017/9679 K. kararlarında sanık dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, 5320 sayılı Kanun 8/1. maddesi ve 321. maddeye göre BOZULMAYA karar verildi, 326/son maddesi uyarınca ceza miktarında kazanılmış haklarının saklı tutuldu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62, 52 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanığın, katılanı telefon ile arayarak kendisini .... Emniyet Amiri olarak tanıtıp kartının ele geçirildiğini, değişik bankalardan adına para çekilmiş olduğunu, bu paraları çeken kişileri yakalayabilmek için belirtecekleri hesaba para yatırması gerektiğini söylediği, ardından telefonu bağladığını söyleyen şahsın da kendisine savcı olarak tanıtıp elindeki 4.400,00 TL parayı göndermesi gerektiğini söyleyerek .... havalesi aracılığıyla katılandan parasını aldıklarının kabul edildiği eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62, 52 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanığın, katılanı telefon ile arayarak kendisini .... Emniyet Amiri olarak tanıtıp kartının ele geçirildiğini, değişik bankalardan adına para çekilmiş olduğunu, bu paraları çeken kişileri yakalayabilmek için belirtecekleri hesaba para yatırması gerektiğini söylediği, ardından telefonu bağladığını söyleyen şahsın da kendisine savcı olarak tanıtıp elindeki 4.400,00 TL parayı göndermesi gerektiğini söyleyerek .... havalesi aracılığıyla katılandan parasını aldıklarının kabul edildiği eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.