Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/8323 K.2016/9253
Özet: Uyuşmazlık, iki arkadaşın birlikte gerçekleştirdiği nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kaynaklanıyor; mahkeme, sanıkların bu eylemlerden dolayı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca mahkumiyet kararları vermiş. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek önceki kararın iptalini ve sanıkların haklarının saklı tutulmasını sağlayarak yeni bir ceza miktarı belirlemiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 1) Sanık ... hakkında;
a) TCK.nun 204/1, 43, 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b) TCK.nun 158/1-f-son, 62, 52/2, 53, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2) Sanık ... hakkında; TCK.nun 204/1, 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık ... hakkında verilen mahkumiyete ilişkin hükümler ile resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyete ilişkin hüküm, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Her iki sanığın arkadaş oldukları, sanık ...'in babası ...'in ortağı ve yetkilisi olduğu .... Limited Şirketine ait bir adet çek yaprağını boş olarak bankadan kredi çekmesi için arkadaşı olan diğer sanık ...'a verdiği, ...'ın da aralarındaki anlaşma gereği çeki sahte olarak tanzim edip kendisini de alacaklı gösterip kredi çekmiş olduğu ... Şubesine teminat olarak verdiği, daha sonra kredi bedelini ödeyerek bu çeki bankadan geri aldığı, almış olduğu suça konu 20.11.2008 keşide tarihli 151.000 TL'lik çekin arkasındaki cirosunu karalamak suretiyle iptal edip borcuna karşılık ...'a verdiği, onun da ticari ilişki kapsamında çeki katılan ...’a verdiği, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda, .... isimli firmanın yetkilisinin sanık ...’nin babası ... olduğunun anlaşılması karşısında, suça konu çekin şirket sahibi ve yetkilisi olan...'in bilgisi ve rızası dahilinde verilip verilmediğinin, buna bağlı olarak atılı suçların unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için, adı geçenin beyanına başvurulması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesi gereğince haksız menfaat miktarının 151.000 TL, haksız menfaatin iki katının 302.000 TL olması dikkate alınarak temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde belirlenip sanığın 15100 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı yasanın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 12.583 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL den hesap edilmek suretiyle netice olarak 251.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmede, netice olarak 25.160 TL olarak eksik adli para cezası tayini ve sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı eylemin tek olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafii ve sanık ...’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 06.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 1) Sanık ... hakkında;
a) TCK.nun 204/1, 43, 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b) TCK.nun 158/1-f-son, 62, 52/2, 53, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2) Sanık ... hakkında; TCK.nun 204/1, 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık ... hakkında verilen mahkumiyete ilişkin hükümler ile resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyete ilişkin hüküm, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Her iki sanığın arkadaş oldukları, sanık ...'in babası ...'in ortağı ve yetkilisi olduğu .... Limited Şirketine ait bir adet çek yaprağını boş olarak bankadan kredi çekmesi için arkadaşı olan diğer sanık ...'a verdiği, ...'ın da aralarındaki anlaşma gereği çeki sahte olarak tanzim edip kendisini de alacaklı gösterip kredi çekmiş olduğu ... Şubesine teminat olarak verdiği, daha sonra kredi bedelini ödeyerek bu çeki bankadan geri aldığı, almış olduğu suça konu 20.11.2008 keşide tarihli 151.000 TL'lik çekin arkasındaki cirosunu karalamak suretiyle iptal edip borcuna karşılık ...'a verdiği, onun da ticari ilişki kapsamında çeki katılan ...’a verdiği, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda, .... isimli firmanın yetkilisinin sanık ...’nin babası ... olduğunun anlaşılması karşısında, suça konu çekin şirket sahibi ve yetkilisi olan...'in bilgisi ve rızası dahilinde verilip verilmediğinin, buna bağlı olarak atılı suçların unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için, adı geçenin beyanına başvurulması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesi gereğince haksız menfaat miktarının 151.000 TL, haksız menfaatin iki katının 302.000 TL olması dikkate alınarak temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde belirlenip sanığın 15100 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı yasanın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 12.583 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL den hesap edilmek suretiyle netice olarak 251.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmede, netice olarak 25.160 TL olarak eksik adli para cezası tayini ve sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı eylemin tek olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafii ve sanık ...’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 06.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.