Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/5439 K.2016/6582
Özet: (1) Şikayetçiler, sanığın farklı kimlikler kullanarak kendilerine ait araçları alıp üçüncü kişilere satmasıyla dolandırıcılık suçunu işlediğini iddia etti; (2) Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın mahkumiyetine karar vererek, temyiz itirazlarını yerinde görüp hüküm bozulmadan ve ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış haklarını saklı tutarak kararı onayladı.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Şikayetçiler ..., ..., ...'a yönelik olarak ayrı ayrı üç kez 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 51/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kendisini ... ve ... gibi farklı kimliklerle tanıtarak, katılan ve şikayetçilere ait araçları alıp, üçüncü kişilere harici satış ile sattığı, katılan ...'in şikayet dilekçesinde, kendisini ... olarak tanıtan ve bu isime düzenlenmiş kimlik belgesi ibraz eden sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun nüfus idaresinin maddi varlığı olan sahte kimlik kartı kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia olunması karşısında; eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca sair yönleri hükümlerin BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 22/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Şikayetçiler ..., ..., ...'a yönelik olarak ayrı ayrı üç kez 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 51/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kendisini ... ve ... gibi farklı kimliklerle tanıtarak, katılan ve şikayetçilere ait araçları alıp, üçüncü kişilere harici satış ile sattığı, katılan ...'in şikayet dilekçesinde, kendisini ... olarak tanıtan ve bu isime düzenlenmiş kimlik belgesi ibraz eden sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun nüfus idaresinin maddi varlığı olan sahte kimlik kartı kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia olunması karşısında; eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca sair yönleri hükümlerin BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 22/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.