‹ Ana sayfa
Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/2565 K.2016/6239

Esas No: 2014/2565 · Karar No: 2016/6239 · Karar Tarihi: 14.06.2016
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların bir evin satışından kaynaklanan senet dolandırıcılığı iddiaları ve bu senedin icra takibine konulmasıyla ilgili çelişkili beyanlar üzerine kurulmuştur; mahkeme, sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK 158/1-d, 62, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyetini ilan etmiştir. Mahkemenin sonucu, temyiz itirazlarının kabul edilerek kararın bozulması ve ilgili hükümlerin iptal edilmesidir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜM: TCK 158/1-d, 62, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümleri sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan ...'ın katılan ... ile aralarında ...'ın eşi tarafından alınan ev dolayısıyla ticari ilişki bulunduğu, tapuya gittiklerinde ödenecek parada 10.000 TL eksik bulunduğu, bunun üzerine borçlu olarak katılanın, alacaklı olarak da sanık ...’ın göründüğü, 10.000 TL bedelli senedin düzenlenerek sanık ...’a verildiği, daha sonra katılanın bu borcunu ödediği, katılana senedin geri verildiği, bu senedin arkasına sanık ...'ın oğlu olan tanık ... tarafından ödendiğine dair kaşe basıldığı ancak daha sonra başlangıçta katılan tarafından verilen asıl senedin sanık ... tarafından yanında çalışan işçisi ...'ye ciro edildiği, bu sanık tarafından da ... İcra Müdürlüğü'nde takibe konulduğunun anlaşıldığı, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Katılanın soruşturma aşamasında, emniyette 02/12/2009 tarihinde verdiği ifadesinde, asıl senedin icra takibine konduğunu söylemesine rağmen, 14/04/2010 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı'nda verdiği ifadesinde ise, sahte senedin icra takibine konduğunu beyan ettiği, iddianame ile ise de sahte senedin icra takibine konduğundan bahisle kamu davası açıldığı, icraya konan senedin miktarı itibari ile ödendiğinin belge ile ispatı gerektiği, katılanın senedin bedelinin ödendiğini ileri sürdüğü senet arkasında bedeli ödendiğine ilişkin basılan kaşede imzanın bulunmadığının ileri sürüldüğü, ancak bu kaşeyi sanık ...'ın üvey oğlu ... tarafından vurulduğu ve senet arkasına "senet bedeli alınmıştır" yazısının ... tarafından yazıldığının katılan tarafından ileri sürüldüğü, ancak ...'ın böyle bir yazı yazdığını hatırlamadığını beyan etmesi karşısında, iddianame ile katılanın ileri sürdüğü iddianın çelişmesi (katılan çelişkili beyanları ile asıl senedin icraya konduğunu ileri sürmesine rağmen iddianamede sahte senedin icraya konduğundan bahisle kamu davası açıldığı) nedeni ile, katılanın hem kendi beyanları arasındaki çelişki ile hem de katılanın iddiaları ve iddianame içeriği ile ilgili olan çelişki giderilmeden, ayrıca senet arkasında "senet bedeli alınmıştır" yazısının sanık ...'ın üvey oğlu ...'ın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınmadan eksik soruşturma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre,
Temel ceza belirlenirken hapis cezası takdiren alt sınırdan tayin edilmesine karşın, hapis cezasının yanında hükmolunan adli para cezasının ayrı bir gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafii ve sanık ...’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 14.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?