Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/5750 K.2013/18172
Özet: (1) Sanıkların, hastaneye yetkili olmayan yeşil kartı kullanarak kamu kurumuna zarar vermek amacıyla dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edildi. (2) Mahkeme, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunun nitelikli halini oluşturmadığını belirleyerek beraat kararına hükmetti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir
Sanık ...'ın hamile olması nedeniyle rahatsızlanması üzerine, kadın hastalıkları ve doğum uzmanına muayene olmak için ... Devlet Hastahanesine gittiği, burada komşusu olan diğer sanık ...'a ait yeşil kartı ibraz ederek tedavi olmak amacıyla müracaatta bulunduğu, akabinde adı geçen hastahaneye kaydını yaptırarak muayene olup tedavi gördüğü, bir süre sonra durumun fark edilmesi üzerine görevlilerce tutanak tanzim edilip sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, bu şekilde sanıkların katılan kurumu zarara uğratarak dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık ...'e ait yeşil kartı kendisine aitmiş gibi kullanan sanık ...'in, söz konusu yeşil kart üzerinde herhangi bir tahrifat yapmadığı, fotoğrafını değiştirmediği, bu haliyle yeşil kartını hastahaneye girişte yetkililere ibraz ettiği, yetkililerin basit bir inceleme sonucunda yeşil kartın sanık ...'e ait olmadığını tespit ettikleri, sanıkların katılan kurumu dolandırmaya yarayacak ve aldatma öğesini taşıyan herhangi bir hareketlerinin bulunmadığı, kaldı ki bir hastahaneye muayene olmak için başvuran kimsenin gerçekte ibraz ettiği yeşil kartın sahibi olan kimse olup olmadığının denetleme görevinin hastahanenin bu işle görevli personeline ait olduğu gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir
Sanık ...'ın hamile olması nedeniyle rahatsızlanması üzerine, kadın hastalıkları ve doğum uzmanına muayene olmak için ... Devlet Hastahanesine gittiği, burada komşusu olan diğer sanık ...'a ait yeşil kartı ibraz ederek tedavi olmak amacıyla müracaatta bulunduğu, akabinde adı geçen hastahaneye kaydını yaptırarak muayene olup tedavi gördüğü, bir süre sonra durumun fark edilmesi üzerine görevlilerce tutanak tanzim edilip sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, bu şekilde sanıkların katılan kurumu zarara uğratarak dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık ...'e ait yeşil kartı kendisine aitmiş gibi kullanan sanık ...'in, söz konusu yeşil kart üzerinde herhangi bir tahrifat yapmadığı, fotoğrafını değiştirmediği, bu haliyle yeşil kartını hastahaneye girişte yetkililere ibraz ettiği, yetkililerin basit bir inceleme sonucunda yeşil kartın sanık ...'e ait olmadığını tespit ettikleri, sanıkların katılan kurumu dolandırmaya yarayacak ve aldatma öğesini taşıyan herhangi bir hareketlerinin bulunmadığı, kaldı ki bir hastahaneye muayene olmak için başvuran kimsenin gerçekte ibraz ettiği yeşil kartın sahibi olan kimse olup olmadığının denetleme görevinin hastahanenin bu işle görevli personeline ait olduğu gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.