Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/29687 K.2016/4237
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın yetkilisi olduğu şirket adına 5.000 TL bedelli çek keşide etmesi ve bu işlemle dolandırıcılık suçundan yargılanmasıdır; mahkeme, karşılıksız çek keşide etmenin bağımsız bir suçu olduğunu kabul ederek, dolandırıcılık suçundan ayrı yargılama yapmanın mümkün olmadığını belirtti. Sonuç olarak, sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı iptal edilerek karar bozularak yeniden yargılamaya devam edildi.
MAHKEMESİ: .......... Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız çek keşide etme (Değişen suç vasfına göre dolandırıcılık)
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyete ilişkin hüküm sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, yetkilisi olduğu .................... İnş. Elek. San. Tic. Ltd şirketi adına 5.000 TL bedelli çek keşide ettiği, ancak ibraz tarihinde bankada karşılığını bulundurmadığı, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün, 50/105, 01.06.1999 gün, 137/146, 10.10.2000 gün, 175/193, 23.10.2001 gün, 226/227 ve 30.05.2006 gün 173/145 sayılı kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 225. (1412 sayılı CMUK’nun 257 ve 150) maddesi uyarınca hükmün konusunun iddianamede gösterilen fiilden ibaret olması ve ek savunma verilerek başka bir suçtan yargılama yapılarak mahkumiyet kararı verilmesinin mümkün olmaması karşısında, somut olayda sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılmış kamu davası bulunmadığı, karşılıksız çek keşide etme ve dolandırıcılık suçlarının bağımsız suçlar olup, birinin diğerine dönüşmeyeceği ve hükmün konusunun iddianamedeki fiil olduğu gözetilmeksizin, dolandırıcılık suçundan yargılama yapılarak sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması
Kanuna aykırı olup, sanık.... müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün CMUK'nın 326/son maddesi gereğince ve kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 02/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız çek keşide etme (Değişen suç vasfına göre dolandırıcılık)
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyete ilişkin hüküm sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, yetkilisi olduğu .................... İnş. Elek. San. Tic. Ltd şirketi adına 5.000 TL bedelli çek keşide ettiği, ancak ibraz tarihinde bankada karşılığını bulundurmadığı, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün, 50/105, 01.06.1999 gün, 137/146, 10.10.2000 gün, 175/193, 23.10.2001 gün, 226/227 ve 30.05.2006 gün 173/145 sayılı kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 225. (1412 sayılı CMUK’nun 257 ve 150) maddesi uyarınca hükmün konusunun iddianamede gösterilen fiilden ibaret olması ve ek savunma verilerek başka bir suçtan yargılama yapılarak mahkumiyet kararı verilmesinin mümkün olmaması karşısında, somut olayda sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılmış kamu davası bulunmadığı, karşılıksız çek keşide etme ve dolandırıcılık suçlarının bağımsız suçlar olup, birinin diğerine dönüşmeyeceği ve hükmün konusunun iddianamedeki fiil olduğu gözetilmeksizin, dolandırıcılık suçundan yargılama yapılarak sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması
Kanuna aykırı olup, sanık.... müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün CMUK'nın 326/son maddesi gereğince ve kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 02/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.