‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/9642 K.2014/3475

Esas No: 2012/9642 · Karar No: 2014/3475 · Karar Tarihi: 25.02.2014
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın hileli davranışlarla katılanı yanıltıp telefonunu çalarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıdır; (2) Mahkeme, bu eylemin dolandırıcılık değil, hırsızlık olduğunu belirterek, 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümleri uyarınca kararını bozup cezanın miktarına göre yeniden hüküm vermiştir.
Tebliğname No: 11 - 2010/52648

MAHKEMESİ: Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 18/06/2009

NUMARASI: 2008/54 (E) ve 2009/1271 (K)
SUÇ: Dolandırıcılık (değişen suç vasfı nedeniyle hırsızlık)

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.

Katılanın arkadaşı ile dolaştıkları sırada, yanlarına gelen sanığın, biraz önce çıktıkları mağazadan telefon çaldıklarını, mağaza yetkililerinin kendilerin gördüğünü söylediği, katılan ile tanığın böyle bir olay olmadığını, isterse mağaza yetkilileri ile yüzleşebileceklerini beyan ettikleri, sanığın yüzleşme için giderlerse mağazadakilerin kendilerini döveceklerini, bir pasaja gidip imei numarasından kontrol ederek telefonun çalıntı olup olmadığını tespit edebileceğini söylediği, birlikte Kadıköy merkezinde bulunan G... pasajına gittikleri, pasaj girişinde sanığın “siz burada bekleyin, ben telefonun numarasını kontrol ettireyim” diyerek katılandan cep telefonunu alarak pasaj içerisine girip arka kapısından çıkarak olay yerinden uzaklaştığı olayda, sanığın hileli hareketlerle katılanı hataya düşürüp menfaat temin etmekten ibaret eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca cezanın miktarı itibariyle kazanılmış hakkın gözetilmesine, 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?