Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/9556 K.2012/41263
Özet: (1) Olay, sanığın hileli davranışlarla bir kişiyi yanılttığı ve bu yanılma sonucunda dört farklı cep telefonu teslim alarak haksız yarar sağladığı dolandırıcılık suçunu içeriyordu; (2) Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın suç işlediğine karar vererek mahkumiyet hükmünü onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın çalıştığı işyerine gelen ve "eşi için birkaç modeli ona götürüp, gösterip hangisini beğenirse ona göre bir cep telefonu alacağını diğerlerini geri getireceğini" söyleyen sanığın katılandan "bu hususta yetkinin işyeri sahibinde (isim belirterek) olduğu" cevabını alınca, işyeri sahibini önceden tanıdığını belirtip, onu aramasını rica ettiği, telefon ile irtibat kurulunca katılanın cep telefonunu sanığa verdiği, onun da katılanın yanında telefondaki muhatabı ile samimi biçimde konuştuğu veya konuşur gibi yaptığı, konuşma bitince hemen telefonu kapatıp, katılana isteminin olumlu karşılandığını belirterek dört farklı model cep telefonlarının teslimini sağladığı ve oradan uzaklaşarak haksız yarar sağladığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın çalıştığı işyerine gelen ve "eşi için birkaç modeli ona götürüp, gösterip hangisini beğenirse ona göre bir cep telefonu alacağını diğerlerini geri getireceğini" söyleyen sanığın katılandan "bu hususta yetkinin işyeri sahibinde (isim belirterek) olduğu" cevabını alınca, işyeri sahibini önceden tanıdığını belirtip, onu aramasını rica ettiği, telefon ile irtibat kurulunca katılanın cep telefonunu sanığa verdiği, onun da katılanın yanında telefondaki muhatabı ile samimi biçimde konuştuğu veya konuşur gibi yaptığı, konuşma bitince hemen telefonu kapatıp, katılana isteminin olumlu karşılandığını belirterek dört farklı model cep telefonlarının teslimini sağladığı ve oradan uzaklaşarak haksız yarar sağladığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.