Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/910 K.2013/14508
Özet: Uyuşmazlık, Finansal Kiralama A.Ş’nin sanıkla yaptığı finansal kira sözleşmesinin feshi ve iki adet biçer‑döverin iadesi talebiyle ilgili olarak, sanığın iade etmeme eylemi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm getirilmesi talebidir; mahkeme, sanığın iade zorunluluğunu yerine getirmemesiyle güveni kötüye kullanma suçu oluşturduğunu kabul ederek mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Finans Finansal Kiralama A.Ş'nin sanık ile yaptığı finansal kira sözleşmesini, kira bedellerinin ödeme planına uygun olarak ödemediğinden bahisle feshedip kira konusu iki adet biçer-döverin iadesini istediği, sanığın iade etmediği iddiasıyla 5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle dava açıldığının anlaşılması karşısında;
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanununun 30, 31, 32, 33. maddeleri ile Finansal kiralama sözleşmesinin 37, 39. maddelerinde öngörülen iade zorunluluğu dikkate alındığında, suça konu malın gerek kanundan gerekse sözleşmeden kaynaklanan iade zorunluluğuna rağmen ödeme planına uygun olarak kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle finansal kiralama sözleşmesinin feshedilerek; feshin ihbarı ve teslim ihbarnamesinin sanığa tebliğinden sonra geçen uzun süreye rağmen iade edilmediğinin anlaşılmasına göre sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununda cezaların içtimaına ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddesinde “hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar” hükmünü içerdiği gözetilmeden, cezaların toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, “neticeten 16.500,00(onaltıbinbeşyüz) TL” ibaresinin çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Finans Finansal Kiralama A.Ş'nin sanık ile yaptığı finansal kira sözleşmesini, kira bedellerinin ödeme planına uygun olarak ödemediğinden bahisle feshedip kira konusu iki adet biçer-döverin iadesini istediği, sanığın iade etmediği iddiasıyla 5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle dava açıldığının anlaşılması karşısında;
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanununun 30, 31, 32, 33. maddeleri ile Finansal kiralama sözleşmesinin 37, 39. maddelerinde öngörülen iade zorunluluğu dikkate alındığında, suça konu malın gerek kanundan gerekse sözleşmeden kaynaklanan iade zorunluluğuna rağmen ödeme planına uygun olarak kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle finansal kiralama sözleşmesinin feshedilerek; feshin ihbarı ve teslim ihbarnamesinin sanığa tebliğinden sonra geçen uzun süreye rağmen iade edilmediğinin anlaşılmasına göre sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununda cezaların içtimaına ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddesinde “hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar” hükmünü içerdiği gözetilmeden, cezaların toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, “neticeten 16.500,00(onaltıbinbeşyüz) TL” ibaresinin çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.