Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/9053 K.2012/41155
Özet: Uyuşmazlık konusu, dolandırıcılık suçundan hüküm giymiş sanığın adli sicil kaydının silinmesi talebinin kanun yararına bozma yoluyla incelenmesidir. Mahkeme, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesine dayanarak Asliye Ceza Mahkemesinin 03/08/2011 tarihli kararını kanun yararına bozmuş ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar vermiştir.
Dolandırıcılık suçundan sanık ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 503/2, 522, 523. 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 219.488.888 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2001 tarihli ve 1999/149 esas, 2001/140 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün adlî sicil sabıka kaydının silinmesi talebi üzerine, talebin 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2/2. maddesi ve 3682 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun 8/a-b maddeleri gereğince kabulüne ve söz konusu ilama ilişkin adli sicil kayıtlarının silinmesine dair, aynı Mahkemenin 03/08/2011 tarihli ve 2011/59 değişik is sayılı sayılı karar aleyhine Yüksek ... Bakanlığınca verilen 24/04/2012 gün ve 2012/7077/24417 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/05/2012 gün ve 2012/124598 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, ... Bakanlığı Adli Sicil ve istatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarı ile bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre silinme yönünden koşullan oluşanlar silinir; diğer durumlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76. maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır." şeklindeki ve 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun"un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin. Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkeme veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın mahkûmiyetinin dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6290 sayılı "Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"la 5352 sayılı Adli Sicil Kanununda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin merciince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.08.2011 gün ve 2011/59 D. ... sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, ... Bakanlığı Adli Sicil ve istatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarı ile bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre silinme yönünden koşullan oluşanlar silinir; diğer durumlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76. maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır." şeklindeki ve 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun"un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin. Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkeme veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın mahkûmiyetinin dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6290 sayılı "Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"la 5352 sayılı Adli Sicil Kanununda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin merciince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.08.2011 gün ve 2011/59 D. ... sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.