‹ Ana sayfa
Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/8936 K.2012/42837

Esas No: 2012/8936 · Karar No: 2012/42837 · Karar Tarihi: 04.10.2012
Özet: Uyuşmazlık, çocukların Türk Telekom binasında ateş yaktığı ve kabloları çaldıkları iddiasıyla kamu malına zarar verme ve hırsızlık suçlarından mahkum edilmesiyle ilgiliydi; Mahkeme, savunma hakkının ihlal edildiğini, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Kamu malına zarar verme, hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
03.06.2009 tarihli duruşmada bir sonraki celse vekaletnamesini ve katılma talebine ilişin dilekçesini vereceğini beyan eder ancak vekaletname ibraz etmesine rağmen katılma talebinde bulunmayan ve mahkeme tarafından da bu durumu hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen şikayetçinin, katılma isteğini ortaya koyduğu anlaşılmakla aynı yasanın 237/2.maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.

Somut olayda; suça sürüklenen çocukların ellerinde poşetler ile girdikleri boş binada ateş yaktıkları, görevlilerce olay yerinde Türk Telekom'a ait kabloların yakılıp içlerindeki bakırın alınmaya çalışıldığının tespit edildiği olayla ilgili yapılan yargılamada;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/02/2009 gün ve 2009/172-26 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece kararın verildiği son oturumda hazır bulunan suça sürüklenen çocuklar müdafiilerine son sözü sorulmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkı kısıtlanarak CMK'nın 216/1.maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
1-Suça sürüklenen çocukların eylemlerinin tek hırsızlık suçuna vücut verdiği gözetilmeden hem hırsızlık hem de mala zarar verme suçlarından hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuklardan ... hakkında mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından, diğer suça sürüklenen çocuklar hakkında sadece mala zarar verme suçlarından kurulan hükümde suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların 5237 sayılı TCK'nun 51/3.maddesi uyarınca aynı kanunun 1.fıkrasında seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
3- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin ertelenip ertelenmeyeceğini karar verileyerek hükmün gerekçesi ile çelişkiye düşülmesi,
4- Yargılama giderlerinin, suça sürüklenen çocukların sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?