Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/8912 K.2012/44585
Özet: Uyuşmazlık, sanığın bir üniversite kreşinde pencere camını kırarak giriş yapıp televizyon, VCD ve müzik seti almasıyla konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından dolayı verilen ceza kararının hatalı uygulama maddesi nedeniyle yeniden değerlendirilmesi talebine dayanmaktadır. Mahkeme, 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümlerini dikkate alarak hırsızlık hükmünü TCK’nın 142/1‑a maddesine göre düzeltti, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından oluşan hükümlerin ise doğrudan onaylandığını kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca yürürlükte olan 1412 Sayılı CMUK'nın 311. maddesi hükmü karşısında eski hale getirme istemi konusunda karar verme yetkisi Yargıtay'a ait bulunmakla, mahkemece istemin reddine dair karara itiraz üzerine verilen ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/07/2011 gün ve 2011/279 sayılı kararının hukuken yok hükmünde olduğunun ve sanığın temyiz isteminin de süresinde bulunduğunun kabulü ile yapılan temyiz incelenmesinde,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın olay günü müştekinin öğretmen olarak çalıştığı Üniversite içindeki kreş bölümününe giriş pencere camını kırarak girdiği televizyon, VCD, ve müzik setini alarak oradan ayrıldığı iddiasıyla açılan davada sanığın oluşan eylemlerinin konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme ve hırsızlık suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin dosya içeriği ve oluşa göre TCK'nın 142/1-a yerine 142/1-a ve b olarak gösterilmesi kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “TCK”nın 142/1 a ve b ”ibarelerinin çıkartılarak yerine, “TCK”nın 142/1-a maddesi uyarınca” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hırsızlık suçundan verilen hükmün DÜZELTİLEREK, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin ise doğrudan ONANMASINA, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca yürürlükte olan 1412 Sayılı CMUK'nın 311. maddesi hükmü karşısında eski hale getirme istemi konusunda karar verme yetkisi Yargıtay'a ait bulunmakla, mahkemece istemin reddine dair karara itiraz üzerine verilen ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/07/2011 gün ve 2011/279 sayılı kararının hukuken yok hükmünde olduğunun ve sanığın temyiz isteminin de süresinde bulunduğunun kabulü ile yapılan temyiz incelenmesinde,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın olay günü müştekinin öğretmen olarak çalıştığı Üniversite içindeki kreş bölümününe giriş pencere camını kırarak girdiği televizyon, VCD, ve müzik setini alarak oradan ayrıldığı iddiasıyla açılan davada sanığın oluşan eylemlerinin konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme ve hırsızlık suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin dosya içeriği ve oluşa göre TCK'nın 142/1-a yerine 142/1-a ve b olarak gösterilmesi kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “TCK”nın 142/1 a ve b ”ibarelerinin çıkartılarak yerine, “TCK”nın 142/1-a maddesi uyarınca” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hırsızlık suçundan verilen hükmün DÜZELTİLEREK, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin ise doğrudan ONANMASINA, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.