Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/839 K.2013/14357
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın, bir inşaat şantiyesinde bulunan demirleri çalarak ve bu malı firmaya ait araçla taşıyarak hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu işlediği iddiası; Mahkemenin sonucu: Mahkeme, deliller doğrultusunda suçun sabit olduğunu kabul ederek sanığı mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık ...'ın, ... İlçesi Göl Mahallesi .... caddesinde bulunan ve katılan ...'ün temsilciliğini yaptığı ... İnşaat Turizm A.Ş isimli firmaya ait olan şantiyede gece bekçiliği yaptığı, aynı firmada şoför olarak çalışan ve dosya kapsamında yargılanan diğer sanık ... inşaat alanında bulunan palpelanş demirleri çalması yönünde kendisine yaptığı teklifi kabul etmesi üzerine; sanık ...'un olay günü gece saatlerinde inşaat alanına geldiğinde, sanık ...'ın şantiye kapısını açarak sanık ...'un içeriye girmesine izin verdiği, inşaat alanı içerisinde bulunan her biri 200 kg ağırlığındaki 10 adet demirleri şantiyeye ait araca, firmaya ait vinci kullanmak suretiyle yükleyerek dosya kapsamında yargılanan sanık ...'e 400 TL ye sattıkları, bu şekilde sanık ...'ın hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu işlediği iddia edilen olayda; toplanan delillere göre suçun sabit olduğu gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın veya katılanın zararın giderildiğine dair bir beyanının bulunmaması, sanığın zararın ödenmesi yönünde herhangi bir irade de ortaya koymaması, mahkemenin de bunu araştırma yükümlülüğünün bulunmaması dikkate alınarak, bu nedenle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
..
SUÇ: Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık ...'ın, ... İlçesi Göl Mahallesi .... caddesinde bulunan ve katılan ...'ün temsilciliğini yaptığı ... İnşaat Turizm A.Ş isimli firmaya ait olan şantiyede gece bekçiliği yaptığı, aynı firmada şoför olarak çalışan ve dosya kapsamında yargılanan diğer sanık ... inşaat alanında bulunan palpelanş demirleri çalması yönünde kendisine yaptığı teklifi kabul etmesi üzerine; sanık ...'un olay günü gece saatlerinde inşaat alanına geldiğinde, sanık ...'ın şantiye kapısını açarak sanık ...'un içeriye girmesine izin verdiği, inşaat alanı içerisinde bulunan her biri 200 kg ağırlığındaki 10 adet demirleri şantiyeye ait araca, firmaya ait vinci kullanmak suretiyle yükleyerek dosya kapsamında yargılanan sanık ...'e 400 TL ye sattıkları, bu şekilde sanık ...'ın hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu işlediği iddia edilen olayda; toplanan delillere göre suçun sabit olduğu gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın veya katılanın zararın giderildiğine dair bir beyanının bulunmaması, sanığın zararın ödenmesi yönünde herhangi bir irade de ortaya koymaması, mahkemenin de bunu araştırma yükümlülüğünün bulunmaması dikkate alınarak, bu nedenle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
..
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.