Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/7666 K.2012/39437
Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 510, 522, 523/1, 59/2. 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4 ve 6. maddeleri uyarınca 363.450.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine dair Pülümür Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2003 tarihli ve 2002/70 esas, 2003/49 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün yaptığı adlî sicil ve arşiv kaydının silinmesi talebinin kabulü ile arşiv kaydının silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 06/01/2011 tarihli ve 2011/1 değişik ... sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07/05/2012 gün ve 2011/7883/27100 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2012 gün ve 2012/132612 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2.maddesinin 2.fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve istatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karsısında, somut olayda sanığın eyleminin Anayasanın 76 ncı maddesinde sayılan suçlardan bulunduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2.maddesinin 2.fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6290 sayılı "Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"la 5352 sayılı “Adli Sicil Kanunu”nda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7.maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin merciince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Pülümür Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06.01.2011 gün ve 2011/1 D.... sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2.maddesinin 2.fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve istatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karsısında, somut olayda sanığın eyleminin Anayasanın 76 ncı maddesinde sayılan suçlardan bulunduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2.maddesinin 2.fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6290 sayılı "Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"la 5352 sayılı “Adli Sicil Kanunu”nda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7.maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin merciince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Pülümür Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06.01.2011 gün ve 2011/1 D.... sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.