Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/7641 K.2012/43983
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın katılana ait kazık ve telleri sökerek taşınmazına zarar verdiği iddiası üzerine, mülkiyetin kime ait olduğu konusunda eksik soruşturma yapılmasıdır; (2) Mahkeme, 14/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar vererek sanığın hapis cezasının ertelenmesini ve 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması nedeniyle 1412 Sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca bozulma (yeni yargılamaya gönderme) kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın katılana ait kazık ve telleri sökerek zarar verdiği iddia edilen olayda, söz konusu yerin eşine ait olduğunu beyan etmesi karşısında taşınmazın mülkiyetinin kime ait olduğu, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından konusunda uzman teknik bilirkişilerle olay mahallinde keşif yapılarak, suça konu arazinin kimin mülkiyetinde olduğu kesin olarak tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında belirlenen hapis cezasının ertelenmesi sırasında, denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceğinin hüküm altına alınırken uygulanan 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın katılana ait kazık ve telleri sökerek zarar verdiği iddia edilen olayda, söz konusu yerin eşine ait olduğunu beyan etmesi karşısında taşınmazın mülkiyetinin kime ait olduğu, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından konusunda uzman teknik bilirkişilerle olay mahallinde keşif yapılarak, suça konu arazinin kimin mülkiyetinde olduğu kesin olarak tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında belirlenen hapis cezasının ertelenmesi sırasında, denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceğinin hüküm altına alınırken uygulanan 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.