‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/710 K.2013/14696

Esas No: 2012/710 · Karar No: 2013/14696 · Karar Tarihi: 02.10.2013
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, katılanın bir daireyi 80.000 TL karşılığında satmak üzere anlaşma yaparken sanıkların hileli davranışlarla katılanı kandırarak para ve senet almasıyla dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmadığıdır. (2) Mahkeme, sanıkların hileli davranışları ile katılanın zararının tazmin edilmediğini belirterek, 5271 sayılı CMK’nın ilgili maddesinin gerekliliklerini yerine getirmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veremeyeceğine hükmederek sanıkları mahkum etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların katılanın uğramış olduğu zararı gidermedikleri anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. Maddesinin (c) bendinde yazılı “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanık Nakı Kaya ile katılanın bir süre arkadaşlık yaptıkları, sanığın kendisini ... olarak tanıttığı ve diğer sanık ... ile anlaşarak Bünyamin'i müteahit ... olarak tanıtmak sureti ile Bünyamin'in kiracı olarak oturduğu, daireyi 80.000 TL karşılığında katılana satmak üzere anlaştıkları ve katılanın 10.000 TL peşinatı elden kendisini ... olarak tanıtan sanık ...'a verdiği, ayrıca 35 adet 2.000 TL'lik senet yaptıkları, paranın 2.000 TL'sini ..., 8.000 TL'sini de Nakı Kaya'nın aldığı anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sanıklar müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?