‹ Ana sayfa
Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/6766 K.2012/38370

Esas No: 2012/6766 · Karar No: 2012/38370 · Karar Tarihi: 04.06.2012
Özet: (1) Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı temyiz edilerek, tebligatın usulüne uygun olup olmadığı ve temyiz dilekçesinin zamanında kabul edilip edilmediği tartışılmıştır. (2) Mahkeme, sanığın 2012/6766 E. kararını onaylayarak, dolandırıcılık suçunun oluştuğunu belirterek mahkumiyet kararı üzerine oybirliğiyle karar vermiştir.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde;
Sanığın yokluğunda verilen 28.04.2008 tarihli hükmün, sanığın mahkemeye sorgu sırasında bildirdiği adrese 23.05.2008 tarihinde tebligatın yapıldığı, adres bırakmadan ayrıldığı anlaşıldığından Tebligat Kanununun 35.maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ yapıldığı anlaşılmakla, sanığın 29.09.2010 günlü yasal süresinden sonra yapılan, eski hale getirme ve temyiz istemlerinin 5320 Sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde;
Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen kararın, müdafiinin bürosu yerine, ikametgah adresine tebligat çıkartıldığı ve işte olduğundan bahisle aynı çatı altında yaşıyan babasına tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatın usule aykırı olduğu anlaşılmakla, sanığın 14.07.2008 tarihinde verdiği temyiz dilekçesi süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Müştekinin zararı giderilmediğinden sanık hakkında CMK'nun 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun tartışılmaması bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın diğer sanıkla birlikte kendisini avukat olarak tanıtıp dava bedeli olarak 1000 TL'nin hesabına havalesini sağlayıp parayı almak şeklinde gerçekleşen olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?