Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/6569 K.2012/37906
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte kimlik ve belge üretip miras ve gayrimenkul dolandırıcılığı yaparak dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve mühürde sahtecilik suçlarını işlemesiyle ilgilidir; mahkeme, bu eylemlerin dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını oluşturduğunu kabul ederek sanığı mahkum etmiştir. Mahkeme kararının ardından, temyiz itirazları sonucunda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği hüküm bozulmuş ve yeniden değerlendirilmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik, Mühürde Sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Dolandırıcılık ve mühürde sahtecilikten kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın dosyaları önceden hükme bağlanan diğer sanıklar ... ile iştirak halinde, ... adına sahte kimlik üretip, ölen ...”ün mirasının tamamının ... ”e kaldığına dair sahte veraset belgeleri alınıp buna dayalı, beş adet gayrimenkulün önce ... adına tescilini sağlayıp sonrada bu arazileri müşteki ...”a satmak suretiyle dolandırdıkları, bu işlemleri yaparkende ürettikleri sahte mühürleri kullanmaları şeklinde gerçekleşen eylemin dolandırıcık ve mühürde sahtecilik suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan kuulan hükmün incelenmesinde,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,
Ancak,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/05/1987 gün, 6/141/256 sayılı kararında ve daire uygulamalarında açıklandığı üzere, suça konu veraset ilamlarının, kanun hükmü gereği “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli” belgelerden olmayıp, “aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması krarşısırda, sanığın eyleminin TCK”nın 204/1, 43 maddelerindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden, aynı yasanın 204/1-3, 43 maddeleri ile uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığn temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik, Mühürde Sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Dolandırıcılık ve mühürde sahtecilikten kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın dosyaları önceden hükme bağlanan diğer sanıklar ... ile iştirak halinde, ... adına sahte kimlik üretip, ölen ...”ün mirasının tamamının ... ”e kaldığına dair sahte veraset belgeleri alınıp buna dayalı, beş adet gayrimenkulün önce ... adına tescilini sağlayıp sonrada bu arazileri müşteki ...”a satmak suretiyle dolandırdıkları, bu işlemleri yaparkende ürettikleri sahte mühürleri kullanmaları şeklinde gerçekleşen eylemin dolandırıcık ve mühürde sahtecilik suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan kuulan hükmün incelenmesinde,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,
Ancak,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/05/1987 gün, 6/141/256 sayılı kararında ve daire uygulamalarında açıklandığı üzere, suça konu veraset ilamlarının, kanun hükmü gereği “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli” belgelerden olmayıp, “aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması krarşısırda, sanığın eyleminin TCK”nın 204/1, 43 maddelerindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden, aynı yasanın 204/1-3, 43 maddeleri ile uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığn temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.