Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/6540 K.2013/16968
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanıkların sahte kimlik ve ruhsat kullanarak gıda fabrikası ürünlerini nakliye etmeyi teklif edip, teslim aldıkları yükü satmaya çalışması ve kamu kurum varlıklarını (nüfus cüzdanı, tescil belgesi) kötüye kullanarak dolandırıcılık yapma iddiası. Mahkeme: Sanıkları 5237 sayılı TCK’nın 158/1‑d maddesi uyarınca “kamu kurumu ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (Değişen suç vasfına göre dolandırıcılık), özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıkların sahte kimlik ve ruhsat kullanarak ...'da bulunan ... Gıda fabrikasının ürünlerinin nakliyesini yapan ... Sanayi isimli firmaya müracaat edip Manyas Tamek fabrikasından Ankara'ya meyve suyu nakliye işini yapmak üzere anlaştıktan sonra teslim aldıkları yükü teslim etmeyerek piyasaya satmaya çalışmaktan ibaret eylemlerinin kamu kurumu olan Nüfus Müdürlüğünün maddi varlıklarından nüfus cüzdanı ve Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliği'nin maddi varlıklarından sayılan tescil belgesi ile sürücü belgesi kullanılması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son madde hükmü uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (Değişen suç vasfına göre dolandırıcılık), özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıkların sahte kimlik ve ruhsat kullanarak ...'da bulunan ... Gıda fabrikasının ürünlerinin nakliyesini yapan ... Sanayi isimli firmaya müracaat edip Manyas Tamek fabrikasından Ankara'ya meyve suyu nakliye işini yapmak üzere anlaştıktan sonra teslim aldıkları yükü teslim etmeyerek piyasaya satmaya çalışmaktan ibaret eylemlerinin kamu kurumu olan Nüfus Müdürlüğünün maddi varlıklarından nüfus cüzdanı ve Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliği'nin maddi varlıklarından sayılan tescil belgesi ile sürücü belgesi kullanılması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son madde hükmü uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.