Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/4466 K.2012/35982
Özet: Uyuşmazlık konusu, bir emekli maaşının torunu tarafından banka hesabından haksız yere çekilmesi nedeniyle açılan nitelikli dolandırıcılık davasında şikayetçi kurumun katılma hakkı ve müdahale talebinin reddiyle ilgili temyiz talepleridir. Mahkeme, sanığın suçtan zarar gören kuruma doğrudan zarar vermediğini belirterek, 5320 sayılı Kanun uyarınca temyiz istemlerini reddetti ve davayı düşürerek mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Müşteki ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
... Bankası Mersin Şubesi mudii ... ...'ın 10.10.2001 tarihinde vefat etmesine rağmen, ... tarafından hesaba yatan emekli maaşının torunu olan sanık tarafından 01.05.2003 tarihine kadar banka şubesinden çekilmesi eyleminden dolayı açılan kamu davasında suçtan zarar gören, haksız çıkar sağlanması nedeniyle mal varlığında azalma bulunan ... kurumu olup doğrudan zarar görmeyen şikayetçi ... bankasının kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve müdahillik talebinin reddine ilişkin verilen 17.05.2007 günlü ara kararında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan sıfatı bulunmayan adı geçen şikayetçi kurum adına vekili tarafından yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımının suç tarihinden karar tarihine kadar gerçekleşmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine, 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Yasanın 322. maddesine göre hüküm fıkrasından "ortadan kaldırılmasına" ibaresi çıkartılarak yerine "5271 sayılı CMUK.nun 223/8. maddeleri gereğince düşmesine" cümlesi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Müşteki ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
... Bankası Mersin Şubesi mudii ... ...'ın 10.10.2001 tarihinde vefat etmesine rağmen, ... tarafından hesaba yatan emekli maaşının torunu olan sanık tarafından 01.05.2003 tarihine kadar banka şubesinden çekilmesi eyleminden dolayı açılan kamu davasında suçtan zarar gören, haksız çıkar sağlanması nedeniyle mal varlığında azalma bulunan ... kurumu olup doğrudan zarar görmeyen şikayetçi ... bankasının kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve müdahillik talebinin reddine ilişkin verilen 17.05.2007 günlü ara kararında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan sıfatı bulunmayan adı geçen şikayetçi kurum adına vekili tarafından yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımının suç tarihinden karar tarihine kadar gerçekleşmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine, 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Yasanın 322. maddesine göre hüküm fıkrasından "ortadan kaldırılmasına" ibaresi çıkartılarak yerine "5271 sayılı CMUK.nun 223/8. maddeleri gereğince düşmesine" cümlesi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.