Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/3186 K.2012/34065
Özet: Kısacası, Asliye Ceza Mahkemesi, 15.06.2010 tarihli hükmün hüküm fıkrasına ilişkin belirsizlikler nedeniyle 5271 sayılı CMK’ın 223/8 maddesi uyarınca kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürerek, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle hükmün BOZULMASINA karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkemece 15.06.2010 tarihinde kurulan, hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının ve başvuru şeklinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği; bu hükümle ilgili sanığa yapılan 26.07.2005 günlü tebligatın da temyiz süresini başlatmayacağı gibi, kesinleşmeyen bu hükmü diğer Sanık ...'in temyizi üzerine verilen bozma kararından sonra mahkemece sanık ... hakkıda yeniden kurulan 14.02.2008 tarihli hükmün ve yapılan işlemlerin hukuken yok hükmünde bulunduğu, bu durumda sanığın öğrenme üzerine yaptığı 27.08.2010 günlü temyiz istemiin süresinde olduğunun kabulü ile 15/06/2005 tarihli hükmün yapılan incelenmesinde;
06.09.2002 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkemece 15.06.2010 tarihinde kurulan, hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının ve başvuru şeklinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği; bu hükümle ilgili sanığa yapılan 26.07.2005 günlü tebligatın da temyiz süresini başlatmayacağı gibi, kesinleşmeyen bu hükmü diğer Sanık ...'in temyizi üzerine verilen bozma kararından sonra mahkemece sanık ... hakkıda yeniden kurulan 14.02.2008 tarihli hükmün ve yapılan işlemlerin hukuken yok hükmünde bulunduğu, bu durumda sanığın öğrenme üzerine yaptığı 27.08.2010 günlü temyiz istemiin süresinde olduğunun kabulü ile 15/06/2005 tarihli hükmün yapılan incelenmesinde;
06.09.2002 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.