Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/2307 K.2012/33852
Özet: Uyuşmazlık, sanığın kendisini hakim olarak tanıtarak ve kamu kurumlarında işe yerleştirme vaadiyle katılanlardan para alarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıdır; mahkeme, bu eylemlerin zincirleme suç oluşturduğunu kabul ederek sanığı mahkum etmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın kendisini hakim olarak tanıtıp, kamu kurumlarında işe yerleştirmek üzere kontenjanının bulunduğunu söyleyerek, kızını işe yerleştireceği vaadi ile katılan ...'dan bir miktar para alması sonrası, katılana iki kişiyi daha işe yerleştirebileceğini söylemesi üzerine, bu kez katılanın kızının arkadaşları olan katılanlar ... ve ...'ın, aynı dönemde sanığa 400,00'er TL para vermeleri şeklinde gelişen olayda, "aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda birinci fıkrada yazılı zincirleme suç hükümlerinin" uygulanacağına ilişkin 5237 sayılı TCK.nun 43/2. maddesindeki düzenleme de nazara alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığın hangi mağdurlardan topluca, hangi mağdurlardan farklı tarihlerde, ayrı ayrı para aldığının araştırılıp, birden fazla mağdurdan aynı anda para alınması eylemlerinin zincirleme şekilde işlenmiş tek suçu oluşturacağı cihetle, sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme sonucu, sanığın her üç katılanı ayrı ayrı dolandırdığı kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın kendisini hakim olarak tanıtıp, kamu kurumlarında işe yerleştirmek üzere kontenjanının bulunduğunu söyleyerek, kızını işe yerleştireceği vaadi ile katılan ...'dan bir miktar para alması sonrası, katılana iki kişiyi daha işe yerleştirebileceğini söylemesi üzerine, bu kez katılanın kızının arkadaşları olan katılanlar ... ve ...'ın, aynı dönemde sanığa 400,00'er TL para vermeleri şeklinde gelişen olayda, "aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda birinci fıkrada yazılı zincirleme suç hükümlerinin" uygulanacağına ilişkin 5237 sayılı TCK.nun 43/2. maddesindeki düzenleme de nazara alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığın hangi mağdurlardan topluca, hangi mağdurlardan farklı tarihlerde, ayrı ayrı para aldığının araştırılıp, birden fazla mağdurdan aynı anda para alınması eylemlerinin zincirleme şekilde işlenmiş tek suçu oluşturacağı cihetle, sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme sonucu, sanığın her üç katılanı ayrı ayrı dolandırdığı kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.