Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/22504 K.2013/7566
Özet: Uyuşmazlık, sanığın cami imam odasının kapısını kırarak girip para çalması ve aynı eylemle imam odasına zarar vermesi üzerine hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından oluşmaktadır; mahkeme, bu eylemler için sanığı hırsızlık suçundan mahkum edip infaz sonrası denetimli serbestlik tedbiri uygulamaya karar vererek, mala zarar verme suçunu da aynı şekilde mahkum etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, kamu malına zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hırsızlık suçunda; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Sanığın gündüz saatlerinde Cami içerisinde bulunan imam odasının kapısını kırarak girip masa alt bölmesinde bulunan 60-70 TL parayı almaktan ibaret eylemi nedeniyle açılan davada,
1-Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak, Mükerrilere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilen sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına denilmekle yetinilmesi gerekirken bir yıl olarak süre belirtilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 1'er yıl süreyle denetim altına alınmasına cümlesi çıkarılarak yerine “ cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Sanığın, caminin içerisinde bulunan imam odasının kapısına zarar vermek şeklinde subut bulan eyleminin, 5237 sayılı TCK'nun 153. maddesinde belirtilen "ibadethanelere, bunların eklentilerine, buradaki eşyalara, bunların üzerindeki yapılara, mezarlıklardaki tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik yapılan yıkmak, bozmak veya kırma" suçunu oluşturduğu gözetilmeden mala zarar verme suçunun nitelendirmesinde hataya düşerek yazılı şekilde TCK'nun 152/1-a maddesi uyarınca hükmün kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, kamu malına zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hırsızlık suçunda; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Sanığın gündüz saatlerinde Cami içerisinde bulunan imam odasının kapısını kırarak girip masa alt bölmesinde bulunan 60-70 TL parayı almaktan ibaret eylemi nedeniyle açılan davada,
1-Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak, Mükerrilere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilen sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına denilmekle yetinilmesi gerekirken bir yıl olarak süre belirtilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 1'er yıl süreyle denetim altına alınmasına cümlesi çıkarılarak yerine “ cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Sanığın, caminin içerisinde bulunan imam odasının kapısına zarar vermek şeklinde subut bulan eyleminin, 5237 sayılı TCK'nun 153. maddesinde belirtilen "ibadethanelere, bunların eklentilerine, buradaki eşyalara, bunların üzerindeki yapılara, mezarlıklardaki tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik yapılan yıkmak, bozmak veya kırma" suçunu oluşturduğu gözetilmeden mala zarar verme suçunun nitelendirmesinde hataya düşerek yazılı şekilde TCK'nun 152/1-a maddesi uyarınca hükmün kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.