Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/2067 K.2012/33128
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, savcılık ve tanıkların verdiği delillerin göz önünde bulundurulup 7 yıl 6 aylık bir tecavüz cezasının belirlenmesiyle; 765 sayılı TCK’da belirtilen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının gerçekleştiği bilinen halde, 32.01.2022 tarihli mahkumiyet kararını bozup, sanığın lehinde 7 yıl 6 aylık zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİ yapmakla sonuçlodu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dsya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın üzerine atılı suçun öngördüğü cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihi ile hüküm tarihi arasında gerçekleşmiş olması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dsya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın üzerine atılı suçun öngördüğü cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihi ile hüküm tarihi arasında gerçekleşmiş olması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.