Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/1891 K.2012/34853
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın karşılıksız çek keşide etmek suçundan yargılamaya konu olması ve ilgili cezaların uygulanmasıdır; mahkeme, kanun yararına bozma talebine dayanarak sanığın beraatini veya yazılı kararını iptal etme kararı almıştır. Mahkeme, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde savunma hakkının ihlal edildiğini belirterek dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndererek kanun yararına bozma talebini kabul etmiştir.
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan ...'in, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 52/2. maddesi uyarınca 8.420, 14.440 ve 14.900 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/06/2010 tarihli ve 2009/427 esas, 2010/497 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/10/2011 gün ve 2011/13664/55838 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/01/2012 gün ve 2011/375327 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesinde yer alan "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbesyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." şeklindeki düzenleme karşısında, dava konusu 14/11/2008, 26/12/2008 ve 17/12/2008 keşide tarihli çeklerin 13/11/2008 tarihinde düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresinden Önce bankaya ibraz edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 16/b-4. maddesinde yer alan "Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 225. maddesi uygulanabilir” şeklindeki düzenlemeye, 20/12/2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu'nda yer verilmemiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesi uyarınca, sanığa gelmese dahi yokluğunda duruşma yapılabileceğine dair açıklamalı davetiye gönderilmesinin yeterli olmayacağı, savunması alınmadan karar verilemeyeceği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında bu hususta da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesinde yer alan "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbesyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." şeklindeki düzenleme karşısında, dava konusu 14/11/2008, 26/12/2008 ve 17/12/2008 keşide tarihli çeklerin 13/11/2008 tarihinde düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresinden Önce bankaya ibraz edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 16/b-4. maddesinde yer alan "Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 225. maddesi uygulanabilir” şeklindeki düzenlemeye, 20/12/2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu'nda yer verilmemiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesi uyarınca, sanığa gelmese dahi yokluğunda duruşma yapılabileceğine dair açıklamalı davetiye gönderilmesinin yeterli olmayacağı, savunması alınmadan karar verilemeyeceği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında bu hususta da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.