Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/18902 K.2013/19306
Özet: (1) Sanık, satış‑pazarlama elemanı olarak şirket mallarını tahsil edip kendi yararı için kullanarak “zincirleme nitelikli güveni kötüye kullanma” suçundan iki kez davaya konu oldu; (2) Mahkeme, aynı fiil nedeniyle açılan ikinci davayı CMK 223/7 uyarınca reddetti ve sanığın “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararını da temyiz itirazı olarak değerlendirerek oybirliğiyle reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mükerrer davanın reddi; hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Yetkilisinin katılan ... olduğu ... Ltd. ticari ünvanlı şirkette 22.06.2006-25.04.2007 tarihleri arasında satış-pazarlama elemanı olarak çalışan sanığın, satıp teslimini yaptığı şirket mallarının bedellerini zaman içerisinde bir kısım müşterilerden tahsil etmesine rağmen kendi yararına kullanıp katılan şirket veya yetkilisine vermemesi eylemenin "zincirleme nitelikli güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
I) Sanık hakkında, 09/10/2008 tarihli iddianame ile "zincirleme nitelikli güveni kötüye kullanma" suçundan açılan (ana dosya ile birleştirilen) kamu davası açısından verilen "CMK'nın 223/7. maddesi gereğince davanın reddine" ilişkin karara 16/09/2009 havale tarihli dilekçesiyle yönelen katılan şirket vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden açılmış (04.07.2008 tarihli iddianame ile) dava bulunduğundan 09.10.2008 tarihli iddianemeyle açılan kamu davasının CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca reddinin gerektiği, gerekçeleri gösterilerek mahkemece dosya kapsamına uygun biçimde kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin 16.09.2009 havale tarihli "red kararına" hasredilmiş dilekçesiyle vaki yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle anılan "red kararının" ONANMASINA,
II) "Zincirleme nitelikli güveni kötüye kullanma" suçundan verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararına yönelen sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
"Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı temyizi değil itirazı kabil nitelikte olduğundan, sanık müdafiinin 21/10/2009 havale tarihli dilekçesiyle vaki başvurusunun, (itiraz merciince incelenip 08/01/2010 tarih ve 2009/1265 değ.iş kararı ile reddedildiği dosya kapsamından anlaşılmakla) 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 05/12/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mükerrer davanın reddi; hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Yetkilisinin katılan ... olduğu ... Ltd. ticari ünvanlı şirkette 22.06.2006-25.04.2007 tarihleri arasında satış-pazarlama elemanı olarak çalışan sanığın, satıp teslimini yaptığı şirket mallarının bedellerini zaman içerisinde bir kısım müşterilerden tahsil etmesine rağmen kendi yararına kullanıp katılan şirket veya yetkilisine vermemesi eylemenin "zincirleme nitelikli güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
I) Sanık hakkında, 09/10/2008 tarihli iddianame ile "zincirleme nitelikli güveni kötüye kullanma" suçundan açılan (ana dosya ile birleştirilen) kamu davası açısından verilen "CMK'nın 223/7. maddesi gereğince davanın reddine" ilişkin karara 16/09/2009 havale tarihli dilekçesiyle yönelen katılan şirket vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden açılmış (04.07.2008 tarihli iddianame ile) dava bulunduğundan 09.10.2008 tarihli iddianemeyle açılan kamu davasının CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca reddinin gerektiği, gerekçeleri gösterilerek mahkemece dosya kapsamına uygun biçimde kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin 16.09.2009 havale tarihli "red kararına" hasredilmiş dilekçesiyle vaki yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle anılan "red kararının" ONANMASINA,
II) "Zincirleme nitelikli güveni kötüye kullanma" suçundan verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararına yönelen sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
"Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı temyizi değil itirazı kabil nitelikte olduğundan, sanık müdafiinin 21/10/2009 havale tarihli dilekçesiyle vaki başvurusunun, (itiraz merciince incelenip 08/01/2010 tarih ve 2009/1265 değ.iş kararı ile reddedildiği dosya kapsamından anlaşılmakla) 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 05/12/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.