Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/1882 K.2012/34857
Özet: (1) Sanığın karşılıksız çek keşide etmek suçundan hapis cezası ile cezalandırılması ve bu hüküm nedeniyle adli sicil kaydının silinmesi talebi; (2) Mahkeme, kanun yararına bozma talebini kabul ederek Beyoğlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi kararını bozdurmuş ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar vermiştir.
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık ...'in, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 16/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Beyoğlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/1996 tarihli ve 1995/1075 esas, 1996/864 sayılı kararının kesinleşmesinin müteakip, hükümlünün dilekçe ile yaptığı adlî sicil arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi uyarınca arşiv kaydının adli sicilden çıkartılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 17/05/2010 tarihli ve 1995/1075 esas, 1996/864 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/10/2011 gün ve 2011/12793/52600 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2012 gün ve 2011/374174 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;ü
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince İşlem yapılarak arşive alman kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." seklindeki düzenleme karsısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Beyoğlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.05.2010 gün ve 1995/1075 esas 1996/864 sayılı ek kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;ü
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince İşlem yapılarak arşive alman kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." seklindeki düzenleme karsısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Beyoğlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.05.2010 gün ve 1995/1075 esas 1996/864 sayılı ek kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.