Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/13342 K.2012/44263
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Alüminyum ihracatı yapan katılan şirketin Bağımsız Devletler Topluluğu ve Doğu Avrupa pazarlama ve satış şefi olarak çalışmakta olup, satış ilişkilerinin yürütülmesi, siparişlerin alınması, üretime iletilmesi, sevkiyatın takibi, şatış bedelinin şirket banka hesaplarına aktarılması için görüşme ve yazışmaların koordinasyonu ile gör evli olan sanığın, şirketi temsile ve tahsilat yapmaya yetkisi olmadığı halde, Şubat 2005 ila Ocak 2006 dönemi içerisinde, katılan şirkete borcu olan yabancı firmalardan zaman zaman elden tahsilat yapıp, kimi zaman ise bahsi geçen firmalarla yazışma yaparak kendisinin kurduğu şirketin banka hesabına havale yapılmasını sağlayıp, katılan şirketin parasını mal edinmesi eylemi ile ilgili olarak mahkemece katılan şirketin olaydan zarar görmediği, katılan şirketin borçlusu olan yabancı firmaların mükerrer ödeme yapma durumunda olmaları nedeniyle asıl zarar görenin bu şirketler olduğu ve bahsi geçen firmaların da şikayetçi olmadıkları gerekçeleri ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de; katılan vekilinin şikayet dilekçesinde, sanığın kimi zaman yüzyüze, kimi zaman telefon görüşmeleri ile kimi zaman da gönderdiği elektronik postalar ile katılan şirketin uzun süredir ticaret yaptığı yedi ayrı şirketi aldattığını, kendisine hiçbir zaman verilmemiş yetkilerin sahibi gibi davranarak sözleşmelere ek maddeler koyduğunu, yeni taahhütlerde bulunduğunu, bu taahhütleri içeren evrakı imzaladığını, olmayan kampanyalar yaptığını, bu kampanyalara katılabilme şartı olarak kendi hesabına para yatırılmasını sağladığını, firmalardan avans talep ettiğini, ön ödeme yapılması halinde fazladan profil gönderebileceği
taahhüdünde bulunduğunu, Türkiye'de hiçbir özel şirkette kullanılmadığı halde her nasıl temin etmiş ise katılan şirketin mühürünü yaptırarak yurt dışındaki firmalara gönderdiği evrakta kullanarak belgelere ciddiyet ve geçerlilik kazandırmaya çalıştığını belirtmiş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ve suç niteliğinin belirlenebilmesi bakımından; dosyanın bilirkişiye tevdi edilip katılan şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak katılan vekilinin iddialarının araştırılmasından sonra, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre, hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Alüminyum ihracatı yapan katılan şirketin Bağımsız Devletler Topluluğu ve Doğu Avrupa pazarlama ve satış şefi olarak çalışmakta olup, satış ilişkilerinin yürütülmesi, siparişlerin alınması, üretime iletilmesi, sevkiyatın takibi, şatış bedelinin şirket banka hesaplarına aktarılması için görüşme ve yazışmaların koordinasyonu ile gör evli olan sanığın, şirketi temsile ve tahsilat yapmaya yetkisi olmadığı halde, Şubat 2005 ila Ocak 2006 dönemi içerisinde, katılan şirkete borcu olan yabancı firmalardan zaman zaman elden tahsilat yapıp, kimi zaman ise bahsi geçen firmalarla yazışma yaparak kendisinin kurduğu şirketin banka hesabına havale yapılmasını sağlayıp, katılan şirketin parasını mal edinmesi eylemi ile ilgili olarak mahkemece katılan şirketin olaydan zarar görmediği, katılan şirketin borçlusu olan yabancı firmaların mükerrer ödeme yapma durumunda olmaları nedeniyle asıl zarar görenin bu şirketler olduğu ve bahsi geçen firmaların da şikayetçi olmadıkları gerekçeleri ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de; katılan vekilinin şikayet dilekçesinde, sanığın kimi zaman yüzyüze, kimi zaman telefon görüşmeleri ile kimi zaman da gönderdiği elektronik postalar ile katılan şirketin uzun süredir ticaret yaptığı yedi ayrı şirketi aldattığını, kendisine hiçbir zaman verilmemiş yetkilerin sahibi gibi davranarak sözleşmelere ek maddeler koyduğunu, yeni taahhütlerde bulunduğunu, bu taahhütleri içeren evrakı imzaladığını, olmayan kampanyalar yaptığını, bu kampanyalara katılabilme şartı olarak kendi hesabına para yatırılmasını sağladığını, firmalardan avans talep ettiğini, ön ödeme yapılması halinde fazladan profil gönderebileceği
taahhüdünde bulunduğunu, Türkiye'de hiçbir özel şirkette kullanılmadığı halde her nasıl temin etmiş ise katılan şirketin mühürünü yaptırarak yurt dışındaki firmalara gönderdiği evrakta kullanarak belgelere ciddiyet ve geçerlilik kazandırmaya çalıştığını belirtmiş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ve suç niteliğinin belirlenebilmesi bakımından; dosyanın bilirkişiye tevdi edilip katılan şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak katılan vekilinin iddialarının araştırılmasından sonra, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre, hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.