Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Sigorta Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/10491 K.2014/4532
Özet: Uyuşmazlık konusu: Şikayetçi tarafından trafik takip işleri için sanığa teslim edilen dört ruhsatla 840,00 TL para karşılığında yapılan hizmetin yerine getirilmemesi ve paranın iade edilmemesiyle “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunun oluşup oluşmadığı. Mahkeme sonucu: Sanığın bu eylemleriyle “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçu işlediğini kabul ederek mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Trafik sigortası, kasko ve trafik müşavirliği yapmakta olan şikayetçinin trafik takip işlerini zaman zaman bu işle uğraşan sanığa yaptırdığı, suç tarihinde şikayetçiden trafik takip işlerini yapmak üzere dört adet ruhsatla 840,00 TL para teslim alan sanığın, işleri yapmayıp parayı da iade etmediği olayda, mahkemenin "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık istinabe suretiyle yapılan sorgusunda şikayetçiye 1000 TL bedelli senet verdiğini söylese de şikayetçinin son celse alınan beyanında sanığın halen zararını gidermediğini, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını istemediğini söylemesi karşısında tebliğnamedeki sanığın savunmasının araştırılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Trafik sigortası, kasko ve trafik müşavirliği yapmakta olan şikayetçinin trafik takip işlerini zaman zaman bu işle uğraşan sanığa yaptırdığı, suç tarihinde şikayetçiden trafik takip işlerini yapmak üzere dört adet ruhsatla 840,00 TL para teslim alan sanığın, işleri yapmayıp parayı da iade etmediği olayda, mahkemenin "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık istinabe suretiyle yapılan sorgusunda şikayetçiye 1000 TL bedelli senet verdiğini söylese de şikayetçinin son celse alınan beyanında sanığın halen zararını gidermediğini, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını istemediğini söylemesi karşısında tebliğnamedeki sanığın savunmasının araştırılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.