Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/1 K.2012/8162
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan ve sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanıkların, baba oğul olan katılanlardan satın aldıkları hayvanların bedeli için sanık ...'ın 23.02.2006 keşide tarihli 10.500 liralık sahte çekin arkasına kendi ad ve soyadını yazarak vermekten ibaret eylemin dolandırıcılık ve sahtecilik olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığına 27.05.1983 olarak yanlış yazılan sanık ...'ın doğum tarihinin 07.08.1985 şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2003 tarihli kararında adı geçen sanık hakkında 765 Sayılı TCK'nun 55/3.maddesinin uygulanması nedeniyle tekerrüre esas olamayacağının gözetilmemesi, aynı mahkemenin 6136 Sayılı Kanuna aykırılıktan verilen 26.05.2005 tarihli hükmü karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz istemenen incelenmesinde;
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmek suretiyle CMK'nun 225/1.maddesine aykırı hareket edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan ve sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanıkların, baba oğul olan katılanlardan satın aldıkları hayvanların bedeli için sanık ...'ın 23.02.2006 keşide tarihli 10.500 liralık sahte çekin arkasına kendi ad ve soyadını yazarak vermekten ibaret eylemin dolandırıcılık ve sahtecilik olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığına 27.05.1983 olarak yanlış yazılan sanık ...'ın doğum tarihinin 07.08.1985 şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2003 tarihli kararında adı geçen sanık hakkında 765 Sayılı TCK'nun 55/3.maddesinin uygulanması nedeniyle tekerrüre esas olamayacağının gözetilmemesi, aynı mahkemenin 6136 Sayılı Kanuna aykırılıktan verilen 26.05.2005 tarihli hükmü karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz istemenen incelenmesinde;
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmek suretiyle CMK'nun 225/1.maddesine aykırı hareket edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.