Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/65747 K.2012/46613
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeni ile Güveni Kötüye Kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Şikayetçinin 01.11.2006 tarihli celsede davaya katılmak istemediğini beyan etmesine rağmen vekilinin 03.03.2009 tarihli celsede davaya katılma talebinde bulunması ve usulüne uygun katılma kararı verilmesi karşısında CMK'nın 237/1 ve 234/6 maddeleri gereğince temyiz hakkı bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki red görüşüne iştirak edilmemiştir.
1-Sanık ... hakkında kurulan hükmünün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın yanında işçi olarak çalıştığı katılanın kendisine verdiği senedi tahsil etmesine rağmen bedelini katılana vermeyerek kendisinde tuttuğu olayda hizmet nedeni ile emniyeti suistimal suçunun oluştuğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Hizmet Nedeni ile Güveni Kötüye Kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Şikayetçinin 01.11.2006 tarihli celsede davaya katılmak istemediğini beyan etmesine rağmen vekilinin 03.03.2009 tarihli celsede davaya katılma talebinde bulunması ve usulüne uygun katılma kararı verilmesi karşısında CMK'nın 237/1 ve 234/6 maddeleri gereğince temyiz hakkı bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki red görüşüne iştirak edilmemiştir.
1-Sanık ... hakkında kurulan hükmünün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın yanında işçi olarak çalıştığı katılanın kendisine verdiği senedi tahsil etmesine rağmen bedelini katılana vermeyerek kendisinde tuttuğu olayda hizmet nedeni ile emniyeti suistimal suçunun oluştuğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.