Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/37056 K.2011/23917
Özet: Tarih 29/12/2011’te Asliye Ceza Mahkemesi, 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet davasında, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’na aykırı ekli tebligat ve 2024’te yürürlüğe giren 5941 Sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı kanunun kaldırılması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle yargılamanın 5320 sayılı Yasamın 8/1. maddesi gereği 1412 sayılı CMUK. 321. maddesi uyarınca bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının ve başvuru şeklinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/12/2010 gün ve 2010/4-199 esas ve 2010/48 sayılı kararında vurgulandığı üzere daha önce yapılmış bir tebligat söz konusu olmayan adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesine aykırı olarak gerekçeli kararın tebliğ edildiği, bu nedenle temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, yapılan temyiz incelenmesinde;
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının ve başvuru şeklinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/12/2010 gün ve 2010/4-199 esas ve 2010/48 sayılı kararında vurgulandığı üzere daha önce yapılmış bir tebligat söz konusu olmayan adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesine aykırı olarak gerekçeli kararın tebliğ edildiği, bu nedenle temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, yapılan temyiz incelenmesinde;
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.