Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/25213 K.2013/9097
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın katılandan aldığı motorsikleti iade etmemesi ve bu nedenle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm getirilmesiyle ilgiliydi; mahkeme, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı CMK’ın 231/6.maddesinin (a) bendinde belirtilen “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” koşulunun sağlanmadığını belirterek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veremedi. Mahkeme, hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen adli para cezasının fazla ve usulsüz biçimde belirlendiğini tespit ederek, 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca hükm
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılandan kullanıp iade etmek üzere aldığı motorsikleti iade etmediği,aracın kazaya karışması sonucu katılana hasarlı olarak teslim edildiği anlaşılmakla, üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vasisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hüküm fıkrasında yer alan ''450 TL ve 375 TL" ibarelerinin yerine ''sanığın TCK'nun 155/1.maddesi uyarınca 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ,TCK'nun 62/1. Maddesi gereğince sanığa verilen cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak 4 gün gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına , sanığa verilen 4 gün adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL.den 80 TL. adli para cezasına çevrilmesine," yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Güveni kötüye kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılandan kullanıp iade etmek üzere aldığı motorsikleti iade etmediği,aracın kazaya karışması sonucu katılana hasarlı olarak teslim edildiği anlaşılmakla, üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vasisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hüküm fıkrasında yer alan ''450 TL ve 375 TL" ibarelerinin yerine ''sanığın TCK'nun 155/1.maddesi uyarınca 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ,TCK'nun 62/1. Maddesi gereğince sanığa verilen cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak 4 gün gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına , sanığa verilen 4 gün adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL.den 80 TL. adli para cezasına çevrilmesine," yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.