Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/22757 K.2013/6641
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Çocuk Mahkemesi, güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğunu belirterek 11.04.2013 tarihinde kararını oybirliğiyle bozdu.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hırsızlık suçunda; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.06.2012 gün ve 2011/15-440 E; 2012/229 K sayılı kararında da belirtildiği gibi, suça sürüklenen çocukların, kullanıp kısa sürede iade edilmek üzere, şikayetçi tarafından zilyedliği devredilmeksizin kendilerine verilen cep telefonunu geri vermeyip olay yerinden uzaklaşmaktan ibaret eylemlerinin “hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunun kabulü ile şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hırsızlık suçunda; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.06.2012 gün ve 2011/15-440 E; 2012/229 K sayılı kararında da belirtildiği gibi, suça sürüklenen çocukların, kullanıp kısa sürede iade edilmek üzere, şikayetçi tarafından zilyedliği devredilmeksizin kendilerine verilen cep telefonunu geri vermeyip olay yerinden uzaklaşmaktan ibaret eylemlerinin “hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunun kabulü ile şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.