Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/22615 K.2013/5950
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK.nun 53.maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş olup ,sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda müştekiye karşı aynı suçu birden fazla kez işlemesi nedeniyle eylemin zincirleme şekilde gerçekleştirdiğinden tayin olunan cezanın TCK.nın 43/1 maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; müştekiye ait işyerinde satış elemanı olarak çalışan sanığın, müşterilere sattığı mallar nedeniyle tahsil ettiği 9.636 TL parayı şirkete vermeyerek kendisinin kullanması şeklindeki eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu olduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetlerinin 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan olması ve 5941 sayılı Kanunun 03.02.2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun ile değişik 5.maddesinde öngörülen yaptırımın, idari yaptırıma dönüşmesi nedeniyle, sanık hakkında TCK 58.maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulama olanağının ortadan kalkmış bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hüküm fıkrasından "TCK'nın 58.maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK.nun 53.maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş olup ,sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda müştekiye karşı aynı suçu birden fazla kez işlemesi nedeniyle eylemin zincirleme şekilde gerçekleştirdiğinden tayin olunan cezanın TCK.nın 43/1 maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; müştekiye ait işyerinde satış elemanı olarak çalışan sanığın, müşterilere sattığı mallar nedeniyle tahsil ettiği 9.636 TL parayı şirkete vermeyerek kendisinin kullanması şeklindeki eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu olduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetlerinin 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan olması ve 5941 sayılı Kanunun 03.02.2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun ile değişik 5.maddesinde öngörülen yaptırımın, idari yaptırıma dönüşmesi nedeniyle, sanık hakkında TCK 58.maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulama olanağının ortadan kalkmış bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hüküm fıkrasından "TCK'nın 58.maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.