‹ Ana sayfa
Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/22366 K.2013/6136

Esas No: 2011/22366 · Karar No: 2013/6136 · Karar Tarihi: 03.04.2013
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ile katılanın evlenmek için bir araya gelip tanıştırıldıkları, katılanın kendisini beğenmesi üzerine sanığın evlenme amacıyla katılan ve ailesiyle birlikte onların evinde kalmaya başladığı, evlilik hazırlığı amacıyla kendisine giyim eşyaları ve altın alındığı, bir kaç gün sonra “işe gidiyorum” diyerek alınan giysileri, altınları alarak evden ayrıldığı ve bir daha geri gelmediğinin iddia edildiği olayda, katılanın aşamalarda, sanığın 4-5 gün kendi evinde kaldığını ve birlikte olduklarını beyan etmesi ve bu beyanının dinlenen tanıklar tarafından da doğrulanması karşısında; sanık ile katılanın resmi evlilik olmadan birlikte yaşamaya karar verdikleri katılanla evlenme isteğinin sanıktan gelmediği, ... Aile yemek salonunda bulaşıkcılık yapan ... ... aynı yerde çalışmak için yardım istediği, burada ...'den daha evvel oğluna kadın bulmasını isteyen ve ...'nin “tam size göre biri var” demesiyle işyerine gelen katılanın annesi ...'nın sanığı oğluna istediği, sanığın kabul etmesi üzerine
katılanın annesi tarafından alışveriş yapılarak sanığa elbise ve ziynet eşyalarının alındığı daha sonra, katılanın hazırlık anlatımnda kabul ettiği gibi ikametgahında katılanla sanığın üç gün beraber oldukları, sanığın katılanı evlenmek amacıyla zorlamadığı, bu amaçla karşısına çıkmadığı, katılan ve ailesi tarafından gayri resmi yaşamaya ikna edildiği, suç tarihi itibariyle katılanın 47 yaşlarında sanığın ise 27 yaşlarında olduğu anlaşılmakla sanıktan kaynaklanan hileli davranışın bulunmadığı, ustaca söylenmiş belli oranda ağır ve yoğun bir yalandan bahsedilemeyeceği, Gayri resmi bir ilişkinin sona ermesi şeklinde ve hukuki boyutta olduğu, tüm dosya kapsamıyla dolandırıcılık suçunun yasal unsarlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın Beraatine karar verilmesi gerekirken oluşa uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.04.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Her ne kadar somut olaya dair çoğunluk görüşünde; Sanık ile katılanın evlenmek için bir araya gelip tanıştıkları, katılanın kendisini beğenmesi üzerine sanığın evlenme amacıyla katılan ve ailesi ile birlikte onların evinde kalmaya başladıkları; evlilik hazırlığı amacıyla kendisine giyim eşyaları ve altın alındığı, birkaç gün sonra “işe gidiyorum” diyerek alınan giysileri ve altınları alarak evden ayrıldığı ve geri gelmediğinin iddia edildiği olayda; katılanın aşamalarda, sanığın 4-5 gün kendi evinde kaldığını ve birlikte olduklarını beyan etmesi ve bu beyanında dinlenen tanıklar tarafından da doğrulanması karşısında; sanık ile katılanın resmi evlilik olmadan birlikte yaşamaya karar verdikleri, katılanla evlenme iteğinin sanıktan gelmediği, tanık ... vasıtasıyla tarafların buluştuğu, sanığın katılanı evlenmek amacıyla zorlamadığı, bu amaçla karşısına çıkmadığı, katılan ve ailesi tarafından gayri resmi yaşamaya ikna edildiği, suç tarihi itibariyle aralarında yaş farkı bulunduğu, sanığın herhangi hileli bir davranışının bulunmadığı ve olayın hukuki mahiyette olduğunun belirtilerek sanığın beraatine karar verilmesi yerine mahkumiyetine karar verilmesi bozulmasına karar verilmiş ise de; Katılan ...
...’in 24.05.2007 havale tarihli dilekçesi aynı tarihli kolluk beyanı ve yargılama aşamasındaki beyanlarında; Eşinden ayrıldığını, bir evlilik yapmak için girişimlerde bulunduğunu, annesinin tanık ... İşgörenden bu konuda yardım istediğini, ... vasıtası ile sanık ...’la tanıştıklarını, sanığın kendisine “benim gidecek yerim yok” diyerek kendisi ile evlenmeyi kabul ettiğini, Resmi nikah işlemlerini başlatmak istediğine. Sanığın, “yeni boşandığını, evlenme engelinin bulunduğunu, belirli bir süre nikahsız olarak kalıp, engel ortadan kalkınca nikah işlemlerini yapmayı” teklif ettiğini, kendisinin de bunun üzerine bir kısım elbise ve altın alıp katılana verdiğini, 4-5 gün birlikte kaldıklarını ve sanığın işe gidiyorum diyerekten eşya ve altınları da alıp evden ayrıldığını ve bir daha eve dönmediğini, yaptığı araştırmalarda sanığın aynı şekilde ...adlı şahsıda dolandırdığını beyan edip şikayetçi olduğu;
Tanık ...’ın 27.07.2007 tarihli savcılık ifadesi ve 21.02.2008 tarihli yargılama beyanında “Sanık ... ile bir buçuk yıldır dost hayatı yaşadığını, resmi nikahlı eşinden ayrılarak sanıkla evlenmeyi düşündüğünü, olaydan yeni haberdar olduğunu, sanıkla görüştüğünde "bir şahısla iki üç gün kaldığını, birazda elbise altın mevzu ettiğini," kendisinin sanığın katılana verdiği zararları ödeyeceğini, katılanla görüşüp anlaşacağını beyan ettiği”; diğer tanıklarında suça konu olayı doğruladıkları, sanık ...’ın aşamalardaki savunmalarında suçlamaları inkar ettiği, sanığın soruşturma aşamasında ”yakalamalı” olarak, kovuşturma aşamasında ise “zorla getirme” kararına istinaden sorgu ve savunmasının alındığı, sanıkla katılanın Cinsel birlikteliklerine dair herhangi bir beyanının bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmış olup,
Sanık ...’ın tanık ...’la birlikte dost hayatı yaşadığı bir dönemde katılanla evlenmek maksadıyla görüşüp katılanın resmi nikah talebini, “yeni boşandığını evlenme engeli bulunduğunu, evlenme engelleri kalkınca nikah yapılacağını söyleyerek bir süre nikahsız yaşamayı” teklif ettiği, daha sonrada evlenmek düşüncesi ile katılanın sanığa aldığı altın ve eşyaları alarak sanığın ortadan kaybolduğu olayda, sanık ...’ın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun sûbuta erdiğine dair mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, kararın ONANMASINA yerine BOZULMASINA ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?