‹ Ana sayfa
Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/21846 K.2013/6016

Esas No: 2011/21846 · Karar No: 2013/6016 · Karar Tarihi: 02.04.2013
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
...

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ...'in ... Asansör Teks. San. Tic. ve Ltd. Şti temsilcisi ...'a vekaleten ...,... Şubesinden kredi almak için müracaat ettiği, kefil olarak diğer sanıklar ... ve ...'nun gösterdiği, kefillerin... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti ve ... Beton A.Ş'de belirtilen tarihlerde çalışmadıkları halde çalışmakta olduklarını gösterir şekilde sahte belgeler temin edilerek tahsis edilmemesi gereken krediyi almak maksadıyla ilgili bankayı dolandırmaya kalkıştığı, ancak banka yetkilisi ve görevlisinin yaptığı araştırma sırasında evraklarda sahtecilik yapıldığının anlaşıldığı, bu şekilde düzenlenen belgelere göre kredi verilmediği, sanık ...'in nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ettiği, her ne kadar diğer sanıklar ..., ... ve ... haklarında sanık ... ile birlikte nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs etmek suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları için kamu davası açılmış ise de, savunmaların aksine, bu sanıkların müsnet suçu işlediklerine dair yeterli ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilemediğinden sanıklar, ..., ... ve ... haklarında müsnet bu suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından beraatlerine karar verilmesine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen hükmün katılan vekili tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında verilen hükmün sanık ve müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde,
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK.nun 158.maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde, adli para cezasının tayininde takdir olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız yararın iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52.maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan haksız elde edilen yararın iki katının esas alınması sonucunda fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümde yer alan gün adli para cezasına ilişkin kısımların tamamen çıkartılarak yerine "sanığın, 5.000,00 TL olan haksız menfaat miktarı karşılığı 500 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 35/2.maddesi gereğince cezasında 2/4 oranında indirim yapılarak sanığın 250 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 62/1.maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 208 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL'den hesap edilerek neticeten sanığın 4.160,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?