Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/21703 K.2012/40244
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 1400 TL bedelli senedi sahte düzenlemesi ve bu senet üzerinden dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı açılan temyiz davalarına ilişkin; (2) Mahkeme, hem dolandırıcılık hem de resmi belgede sahtecilik suçları için sanığı mahkum etti, ancak 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi uyarınca kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Dolandırıcılık suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Sanığın, önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı, somut olayda; sanığın, yargılama konusu olan 1400 TL bedelli senedi sahte olarak düzenledikten sonra, arkasını cirolayarak daha önceki bir borcundan dolayı hakkında yapılan icra takibi sürecinde ve icra takibine konu borcuna mahsuben alacaklı vekiline verdiğinin anlaşılması karşısında, senedin önceden ... borcu nedeniyle sonradan tanzim edilerek verildiği ve dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Dolandırıcılık suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Sanığın, önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı, somut olayda; sanığın, yargılama konusu olan 1400 TL bedelli senedi sahte olarak düzenledikten sonra, arkasını cirolayarak daha önceki bir borcundan dolayı hakkında yapılan icra takibi sürecinde ve icra takibine konu borcuna mahsuben alacaklı vekiline verdiğinin anlaşılması karşısında, senedin önceden ... borcu nedeniyle sonradan tanzim edilerek verildiği ve dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.