Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/16862 K.2012/41814
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın çalıştığı şirketin telefon hatlarıyla yaptığı özel görüşmelerin hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmadığı; Mahkemenin sonucu: Suç unsurlarının oluşmadığını belirterek sanığa beraat kararı verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
07/02/2007 günlü istinabe duruşmasında sanık hakkında açılan kamu davasına katılma isteğini bildiren şikayetçi şirketin 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, çalıştığı şirkete ait iki adet telefon hattı ile özel görüşmeler yapmasının hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle suç unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
07/02/2007 günlü istinabe duruşmasında sanık hakkında açılan kamu davasına katılma isteğini bildiren şikayetçi şirketin 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, çalıştığı şirkete ait iki adet telefon hattı ile özel görüşmeler yapmasının hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle suç unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.